Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

LUMUMBA

A+A-

 

Demokratik Kongo’nun Başbakanı Patrice Émery Lumumba (1925-1961) Belçika tarafından desteklenen askeri cunta tarafından önce işkence edildi sonrasında ise kurşuna dizilerek öldürüldü.  

Lumumba öldürüldüğünde daha 35 yaşındaydı.

Peki, kimdi Patrice Émery Lumumba?

Lumumba, bugün kendisini demokratik ve insan haklarına saygılı olarak tanımlayan Belçika tarafından sömürge olan Kongo’nun Kasavi bölgesinde 1925 yılında doğdu. Misyoner okulunda eğitim gördü ardından rahip ve gazeteci olarak çalıştı. 

Lumumba, ülkesini yani Kongo’nun kanını emen sömürgeci Belçika’ya karşı bağımsızlık mücadelesi başlattı. Liderliğini yaptığı Kongo Ulusal Hareketi yapılan seçimleri kazandı ve 23 Haziran 1960’da hükümeti kurdu ve Lumumba Başbakan, Joseph Kasavubu ise Cumhurbaşkanı oldu. Ancak Kongo’nun kanını emen ve sömüren Belçika doğal olarak bağımsızlık isteyen Patrice Émery Lumumba’ya , “hadi bağımsız olun” demeyecekti.  

Nitekim 14 Eylül 1960’da Belçika destekli Albay Joseph Mobutu önderliğindeki bir askeri cunta yönetimi ele geçirdi.  Başbakan Lumumba 1 Aralık 1960’da tutuklandı.

Yapılan görüşmeler sonucu Birleşmiş Milletler tarafından korumaya alınan Lumumba, devrim hareketini ateşlemek için evinden gizlice ayrıldı.  Fakat cunta askerlerine yakalanacağını anlayınca Birleşmiş Milletler Temsilciliğine sığınmak ister fakat temsilcilik yetkilileri kabul etmez. Askerler Lumumba’yı işkence altında Başkente götürürler bir süre sonra cunta tarafından kurşuna dizilerek öldürülür.

Ölümü ancak  2 ay sonra açıklanır.  

BM önünde 2 ay boyunca gösteriler yapan Lumumba'nın eşi Pauline Opango ise BM görevlileri tarafından sürekli kovuldu...

Temmuz 2002’de ABD hükümeti CIA'in, Lumumba karşıtlarına para ve politik destek yardımında bulunarak ve Mobutu'ya silah ve askeri eğitim sağlayarak Lumumba'nın öldürülmesinde rol oynadığını ortaya çıkaran belgeleri açıkladı.

Şaşırdık mı?

Elbette hayır.

Çünkü CIA  ABD çıkarları adına dünyanı bir çok ülkesinde darbe yaptırmasıyla bilinen karanlık bir yapıdır.

Sonuç olarak bugün kendilerini demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerin hamisi olarak gören Belçika gibi Avrupa’nın birçok ülkesi Afrika’yı yıllarca sömürdü. Oluk, oluk insan kanı akmasına neden oldular. Bir başka değişle insanlık suçu işlediler.  Ne var ki bu kanlı katiller şimdi günümüz de sömürgeciliğe karşı olduklarını söylüyorlar.

Tabi inanan varsa.

 

DÜNYA NEREYE GİDİYOR?

 

Eğer yer kürenin üzerinden aşağıya bakabilme olanağımız olsaydı yaşanan savaşları, acıları ve yıkımları dört bir yanda görebilirdik. Dünya fokurdayan kazan gibi kaynıyor. Dünyanın her yanında çatışmalar, savaşlar, akan insan kanı ve de gözyaşı...

İnsanlık acaba nereye gidiyor? Bu soruyu her zaman kendime soruyorum. Bu kadar şiddet ve ölüm neden acaba?

Barış ve kardeşlik kavramlarına dünyanın her zamankinden daha çok gereksinimi var. Bu iki kavram ancak acıyı ve yıkımları ortadan kaldırabilir. Rengi, dili, kimliği, dini ne olursa olsun insana insan gibi değer vermek, yaşam haklarına karşılıklı saygı duymak ve daha yaşanabilir bir dünyayı çocuklara bırakabilmek. 

Gerisi boştur.

Hem de bomboş....

 

Bu yazı toplam 577 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.