1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. KADINLAR ÖZGÜR OLSUN
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

KADINLAR ÖZGÜR OLSUN

A+A-

 

Türkiye'de kadınlar 20 Mart 1930'da belediye seçimlerinde seçme hakkı kazandılar. 1933'te Köy Kanunu'nda muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı düzenlendi.

Milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkına ise 5 Aralık 1934'te yapılan anayasa değişikliğiyle kavuştular. 8 Şubat 1935'de ilk defa meclis seçimlerine katılan Türk kadınları mecliste 18 sandalye elde ettiler.

Tabi bunda Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün katkısı büyüktü. 

Çünkü Atatürk, toplumun medeni ve uygarlaşmasında kadının rolünün büyük olduğunu biliyordu.  Ondan dolayı kadını ve erkeği eşit bir toplum yaratmanın bilincindeydi.

 

KADINI HOR GÖREN ANLAYIŞ

 

Kadına çok değer verdiğini söyleyenlerin birçoğu kadını sadece cinsel obje olarak görüyor.

O kafa yapısına göre kadın karnından sıpa, sırtından sopa eksik edilmeyecek, aklı ermeyen yarım insandır! 

Bu anlayış bugünün değil geçmiş çağlardan beri süre gelen kadın karşıtı karanlık bir düşüncenin ürünüdür.  Muhafazakâr olarak adlandırılan kesimde kadın veya kızlar örtünmeye zorlandığı bilinen bir gerçektir.  Kadını sadece muhafazakâr kesimin ikinci planda gördüğü de doğru değildir.

 Kendilerini çağdaş olarak niteleyen kimileri de aynı şekilde kadını bir şekilde tek tip anlayışa zorluyor.

Onlarda örtünmek isteyen kadına ve kıza bir şekilde baskı yapıyor. 

Oysa kadın kendisiyle ilgili konularda kendi iradesi ile hareket etme özgürlüğüne sahip olmalıdır.

 

CİNSİYET AYRIMCILIĞI

 

Kadın bakışı açısını bir iki örnekle tanımlamak mümkün. Mesela bazı partilerde veya derneklerde kadın kollarından sorumlu kişi erkektir!

Erkek bir bakış açısıyla kadın kolları veya birimi oluşturuluyor sonra da bu yine o erkek yönetici tarafından sevk ve idare ediliyor.

Ama bu güya kadınlara verilen bir önemin göstergesi olarak topluma sunuluyor.

Gerçekten trajikomik şeyler bunlar ama gerçek.

Kadını potansiyel tehlike olarak göre algıdan başkaca ne beklenir ki.

Yaşamın güzelleşmesi, cennete dönüşmesi ancak kadını ve erkeği özgür ile bir anlayış ile mümkündür. 

 Sınıfsal ve cinsiyet ayrımcılığının olmadığı bir dünya da kadınlar öldürülmeyecek, şiddete maruz kalmayacak, tacize, tecavüze uğramayacak,  ikinci sınıf insan muamelesi görmeyecek.

O günler uzak değil.

Yeter ki kadınlar özgür olsun

 

İNSANLIĞIMIZI YİTİRİYORUZ

 

Erzincan Orduevinde görevli bir asker yavruyu kediye işkence yaparak öldürüyor,  kimse oralı olmuyor.

Mersin’de bir genç kız minibüsten güpegündüz herkesin içinde kaçırılıyor, Allah’ın bir kulu kılını dahi kıpırdatmıyor.

İstanbul Küçükçekmece'de 26 yaşında ki genç kadın boşanma aşamasında olan eşi tarafından sokak ortasında tabancayla öldürüldü,  gelen geçen sadece izlemekle yetindi. 

Ülke de insanlık bitmiş.

Bananeci, tepkisiz, sinik, korkak ve bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen bir toplum yaratıldı.

Farkında mısınız, ülke olarak insanlığımızı, vicdanımızı yitiriyoruz.

 

 

Bu yazı toplam 499 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.