1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. GÜCÜNÜ MAKAMDAN  ALANLAR!
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

GÜCÜNÜ MAKAMDAN  ALANLAR!

A+A-

Hiçbir makam ve görev  kalıcı değil tıpkı yaşam gibi bir gün ansızın sona erer.

Ne var ki  makam ile kişilik bulanlar bu gerçeğin iş işten geçtikten sonra ancak farkına varıyorlar.

Gebze’de gazetecilik yaptığımız zaman diliminde  gerek devlet gerekse özel kurum ve kuruluşlarda üst düzey görev de bulunan çok sayıda kişiyi tanıdık.

Birçoğunu hâlihazırda ben bile anımsamıyorum.

Çünkü bunlar  makam sahibi oldukları sırada  kargadan başka kuş tanımadılar, yediden yetmişe tepeden bakıp makamının ona verdiği  gücün esiri oldular.

Bir başka değişle güç zehirlenmesi yaşadılar.

Bir gün baktılar ki altlarında ki koltuk ve makamları  gitmiş öylece  tek başlarına kalmışlar.  

Bir zamanlar etraflarında el etek öpen, kırk takla atan yalakaların tüydüğünü görünce içlerinden, “Ben ne yapmışım” diye belki de hayıflandılar fakat iş işten çoktan geçmişti.

Aslında önemli olanın makam ve onları bir şekilde verilen görevler, mevkiler olmadığını eğer ilk başlarda anlasalardı  sonra ki zaman içinde  saygıyla anımsanacak birer isim olacaklardı.

Nitekim bende  Gebze’de bu anlamda geçmişte bu kent adına  önemli çabalar gösteren fakat kişiliğini  makamdan almayan birçok değerli bürokrat,  devlet veya özel kurum, kuruluş yöneticisi tanıdım. 

Hepsini  saygıyla bir kez daha yad ediyorum. 

Ne var ki  kişiliğini makamdan alanların çoğunu anımsamadığım gibi kimileri ise  aklımda hep olumsuz birer  isim olarak kalmışlar.

Ne demiş Hz. Ömer?

“Kişiliğini makamdan alanlar, makamdan sonra kişiliksiz kalırlar…”

Başka söze hacet var mı?

 

 GEBZE’Yİ BİR DE BÖYLE DÜŞÜNÜN

 

Gebze nedense hep  sanayi, çevresel kirlilik, göç, trafik vb.  gibi şeylerle anılır ve öyle anımsanır.

Hâlbuki Gebze geçmişi çok eski yüzyıllara değin uzanan önemli bir yerleşim alanıdır.

Osmanlı döneminde Gebze payitaht İstanbul’un hemen bitişiğinde stratejik öneme haiz bir  kasabaydı.

Çünkü kara ve deniz yoluna uygun bir konumda olması nedeniyle savaşta, ticarette, ulaşımda muazzam bir bölgeydi. 

Osmanlı ordusu İstanbul’dan  savaş için yürüyüşe geçerken  Gebze üzerinden geçer hatta kimi kayıtlara göre ordu  Üsküdar’dan sonra ilk molasını  Gebze’de verirdi.

Aynı şeyler ticaret  kervanları içinde geçerliydi. 

1523’de yaptırılan Çoban Mustafa Paşa Külliyesi tamda bu anlamda hizmet sunan bir tesisti.  İstanbul’dan yola çıkan veya Anadolu dan İstanbul’a  gelen  kervanlar haliyle Gebze’ de durur, dinlenir ardından yine yola revan olurlardı. 

 Sadece külliye değil  Eskihisar kalesi, Anibal mezarı,  Osman Hamdi Bey köşkü, Fatih Otağı gibi bir çok tarihi anlamda önemli  eser, hatıra Gebze’de mevcuttur.

Sonuç olarak   sanayi, çevre kirliliği, göç  ve artan nüfusu, trafiği falan bir kenara bırakıp  birde Gebze’ye tarih penceresinden bakın. İnanın çok farklı ve güzel bir Gebze göreceksiniz.

 

Bu yazı toplam 3328 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.