1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. GÜÇ SAVAŞLARI
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

GÜÇ SAVAŞLARI

A+A-

 

 

New York Times yazarı Tim Weiner’ın, ’Bir CIA Tarihi-Küllerin Mirası’ isimli 618 sayfalık kitabını bir solukta okumuştum.  Tim WeinerABD hükümetlerinin CIA eliyle dünyanın dört bir köşesinde kendi çıkarları adına nasıl operasyonlar yaptığını, iktidarlar devirip yandaş iktidarları işbaşına getirdiğini çok duru bir şekilde anlatıyor.

Kitapta ortaya çıkan bir gerçek ise bütün bu savaşların, iktidarların devrilmesinin, kanın akmasının tek bir nedeni var enerji yataklarına, kaynaklarına sahip olmak.

 

HİKÂYE 1950’DE BAŞLIYOR

 

ABD’nin Ortadoğu ile ilgili planları bugünün değil, yaklaşık 60 yıl öncesinin işidir. 1950’nin ikinci yarısında ABD Başkanı EisenhowerCIA operasyonları ve kimi yalanlarla Asya’dan Ortadoğu’ya uzanan bir coğrafya da hükümetleri kontrol etmeye karar verdi.

Amaç hem Rusya’ya karşı bölgede etkin olmak hem de milyarlarca varil petrolün çıkarıldığı ülkeler üzerinde hâkimiyet kurmaktı.

 Buna göre, ABD ile ittifak kurmaya yanaşmayan her Müslüman politika liderini, ‘konumu gereği CIA’ın politik eylemini gerektiren yasal bir hedef’ olarak görülüyordu.  Tanrıtanımaz komünizme karşı İslam ülkelerinin kullanılması ve ‘Kutsal İslami Cihat’ başlatılması planlandı. Bu amaçla, Suudi Arabistan Kralı El Suud, Ürdün Kralı Hüseyin, Lübnan Başbakanı Kamil Chamoun, Irak Başkanı Nuri Esad’a CIA’ın ABD silahlarını, parasını ve istihbarat verilerini aktarmasını sağlayacak bir ‘gizli’ görev gücü oluşturulması planlandı. 

ABD Ortadoğu’da kendisine yakın hükümetleri kullanmaya ve onlara her açıdan destek olmayı sürdürdü.  

 

ABD ÇIKARLARI HER ŞEYDEN ÖNEMLİ

 

2002’de iktidar olan AKP’da tıpkı öteki sağ iktidarlar gibi bugüne kadar ABD’nin istemediği hiçbir yöne sapma göstermemiştir.

Tamamen müttefik adı altında ABD’nin çıkarlarına hizmet edici siyasi, ekonomik ve toplumsal bir çizgi izlendi. 

 Soğuk savaş dönemi sırasında Menderes’in, Özal ve Demirel’in ve öteki sağ iktidarların yaptığı gibi Erdoğan döneminde de Türkiye ABD’nin en güvenilir ileri karakola oldu.

Bu kez komünizm yoktu ancak ülkelerin bölünerek parçalanmasıyla ABD kendi çıkarlarını daha rahat elde edecek ve koruyacaktı.

Ayrıca ABD eski bir alışkanlığı terk ederek savaşacağı ülkelere artık kendi askerini değil NATO gücünü olmasa müttefiklerini gönderiyordu. Böylece hiçbir coni ölmediği içinde ABD iç kamuoyu savaşa pek karşı çıkmıyordu.

Ayrıca ABD için asıl en büyük tehlike Türkiye’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün inşa ettiği laik, demokratik ulus devlet ve onu savunan dinamiklerdi.  

Çünkü bu unsurlar emperyalizmin Anadolu topraklarında at koşturmasına hiçbir zaman izin vermeyeceğini biliyorlardı.

 

PERDENİN ARKASI NET DEĞİL

 

Bugün Türkiye, Rusya ile yakın bir ilişki içinde gibi görünüyor ancak perde arkasında neyin nasıl olduğunu bilmemiz mümkün değil.

Fakat şu bir gerçek ki Türkiye’de siyasal iktidar ciddi anlamda bir eksen kayması ile yüzünü artık Rusya, Çin ve İran’ın başını çektiği yeni güç bloğuna çevirmiş durumda.

Merak edilen ise ABD’nin en güvenilir müttefiki olan Türkiye’nin bu eksen kaymasına nasıl ve ne şekilde yanıt vereceği.

Şu günlerde ki  ABD ile Rusya arasında ki  Suriye kaynaklı gerilimin savaşla sonuçlanması  an meselesi gibi görülüyor.

 

Bu yazı toplam 471 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.