1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. GEBZE İÇİN NASIL BİR ÇÖZÜM
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

GEBZE İÇİN NASIL BİR ÇÖZÜM

A+A-

İrili küçüklü 2 bini aşkın sanayi kuruluşu, hızla artan nüfus, çarpık yapılaşma ile sürekli anılan Gebze’ye yepyeni bir kimlik, vizyon vermenin zamanı geldi hatta geçiyor bile. 

Bu şekilde 50 km öteden  idare edilen Gebze’nin istenildiği gibi yaşanılabilir bir kent olarak gelişmesi ve doğru olarak büyümesi mümkün değil.

Gebze’de yaşamayanlar Gebze’yi  özellikleri olmayan küçük bir kasaba olarak  biliyor veya çok sayıda fabrikanın bulunduğu bir mıntıka.

Son 25  yıl içinde gazeteci olarak Gebze’nin ne kadar kenara kıyıya itildiğini, basmakalıp bir ilçe olarak kalması adına bizatihi iktidarlar ve yerel yönetimlerin ne denli çaba harcadığını şahsen görerek tanık oldum.

Belki 1990’lu yılların ikinci yarısında Gebze’nin il olması adına yapılan çalışmaları bir nebze ayrı tutulabilir.

Geçtiğimiz günlerde Ankara’dan bir arkadaşımla sohbet ederken kendisini Gebze’ye davet ettim ve ilçemizle ilgili olarak bazı tarihi yerleri anlattım.

Gebze’ye hiç gelmediğini sadece sanayinin bol olduğu bir yer olarak bildiğini söyledi.

Olay da budur zaten.

Gebze hava kirliliği,  sürekli göç alan, sıkıntıları her gün çoğalan bir sorunlu kent olarak algılanıyor.

Belki yerel yönetimlerde az da olsa iyi niyetli olarak  kimi konularda  çözüm için çaba göstermiş olabilir fakat yerinden yönetimin olmadığı her sonuç  çözümsüzlüğe çıkıyor.

DERİNLİĞİ OLAN BİR BÖLGE

 

Oysa Gebze’nin gerçekten çok önemli tarihi bir geçmişi var.

Gebze eski çağlardan itibaren sürekli önemli bir yerleşim alanı olmuş. Bizans ve Osmanlı dönemin coğrafi ve stratejik önemi sahip bir bölge olmuş.

Osmanlı’nın İstanbul’u başkent yapmasından sonra Gebze savaşlarda Osmanlı ordusunun ilk dinlenme ve mola verdiği bölge olmuş, ordu Gebze üzerinden sefere gidermiş. Yine ulaşım da Gebze en önemli menzil konumundaydı. 

 İstanbul’dan yola çıkan kervanlar ilk molayı Gebze’de verir daha sonra yollarına devam ederlerdi. Gebze aynı zamanda önemli bir menzil noktasıydı. 

1523’de Çoban Mustafa Paşa tarafında yaptırılan külliye Gebze’nin aslında ne önemli bir konuma sahip olduğunun da göstergesidir. Külliye döneminde adeta Gebze Üniversitesi gibi işlev görmüş kompleks gibiydi. İçinde kütüphanesi, eğitim verilen odaları, şifahaneleri, yemek odaları, kervansarayı, camisi ile müthiş bir yapıdır külliye. 

Her şeyi bir kenara bırakın 494 yıllık bu tarihi yapının bile yeterince tanıtımı yapılmamıştır. 

SOL GEBZE’DE FIRSATI TEPMİŞTİ

 

18 Nisan 1999 yerel seçimlerinde o dönem solun birinci partisi DSP idi.

Gebze seçimlerinde DSP adayı Harun Demirkaya 2 bin oy fark ile seçimi kıl payı kaybetmiş, seçimi Fazilet Partisi’nin adayı Ahmet Penbegüllü kazanmıştı.

Bence Gebze’de sol adına kırılma bu tarihte gerçekleşti.

Eğer o zaman CHP ile DSP işbirliği yapsaydı bugün AKP adayının iki kez seçim kazanma gibi bir durumu söz konusu dahi olamayacaktı. 

Ülkemizde ki sosyal demokrat partiler arasında uzlaşma, işbirliği kültürü olmadığın da her seçim bir çok önemli kayıplar yaşandı. 30 Mart 2914  seçimlerin de buna tanık olduk

. Partileri tarafından yeniden aday gösterilmeyen bazı CHP’li eski belediye başkan adayları DSP’den aday olup oyları bölmeye yeltendi.

Neyse ki vatandaş doğru olanı yaparak seçimi kazanacak pozisyonda olan CHP’ye destek verdi.

27 Mart 1994 seçimlerinde SHP’nin Gebze’de kaybetmesinin üzerinden 23 yıl geçti. Bir daha ki seçim 2019’da yapılacak.

Yani o zaman 25 yıl olacak, çeyrek yüzyıl. Sol önümüzdeki beş yıl içinde kendisini gözden geçirip, derleyip toparlayamaz ise bu kervan böyle gider. 

Siz derseniz ki biz muhalefet olmaktan mutluyuz, az olsun bizim olsun o zaman sorun yok. Bir süre sonra sizin de ismini, cisminiz unutulur gider. 

 

Bu yazı toplam 1587 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.