Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

ECEVİT

A+A-

3 Haziran 1977’de CHP genel başkanı Bülent Ecevit nam-ı diğer Karaoğlan,  Taksim meydanında yüzbinlerce kişiye konuşurken bende küçük bir çocuk olarak orada vardım.  
Bülent Ecevit’i kırmızı renkli bir seçim otobüsü üzerinde mavi gömleği ile ilk kez o zaman canlı olarak görmüştüm. 
Müthiş bir kalabalık ve gök gürültüsünü andıran tezahüratlar altında Ecevit seçim otobüs üzerinden halkı selamlıyordu.
Müthiş bir heyecan yaşanıyordu.
Ve bu miting o dönemin en kalabalık ve büyük mitingi olarak kayıtlara geçmişti.
Tabi bu mitingden 1 ay önce aynı Meydanda 1 Mayıs kutlamaları sırasında 37 kişi yaşamını yitirmişti.  
Dönemin Başbakanı Demirel,  Ecevit’e suikast yapılacağına dönük kendilerine bilgi ulaştığını ve mitingi iptal etmesini istemişti.
Ecevit bunu reddetti ve mitinge gitti.
Böylesine çalkantılı bir dönemde Ecevit halka umut olmuş ve yüzbinleri miting alanlarına çekmeyi başarmıştı. 
Tabi bundan CHP’nin siyaset değişikliğinin önemli payı vardı. CHP,  Ecevit ile birlikte ortanın solu ile sol da siyaset üretmeye başlamıştı.
Bülent Ecevit 12 Eylül 1980 sonrası ise DSP’yi kurarak bu parti ile siyasetine devam etti.
Ne var ki her zaman CHP’nin 3. Genel başkanı olarak sosyal demokratların doğal lideri oldu.
Dün Ecevit’in vefatının 13. Yıldönümü idi, saygı ve sevgiyle anıyorum.
ÖZELEŞTİRİ VE TAHAMMÜL

Öz eleştiri, tahammül, ötekini yok saymamak ne yazık ki hem sağda, hem de sol da bolca mevcut. Herkesi kendi çizgilerini kalınca bir şekilde çizmiş ötekisinin düşüncesini, yaşam hakkını, dinini veya dinsizliğini, kimliğini yok sayıyor. Yasak diyor, benim düşüncelerim doğrudur, sen yanlışsın!
Tıpkı bugün yaşanan dönem olduğu gibi.
Din birilerinin tekelinde ve onlar insanları dinsiz, dinli diye sınıflandırabiliyor, siyasal iktidarın gücüyle toplumu kendi yaşama bakış açısına göre yeniden dizayn edebiliyor. 
Benim istediğim gibi yaşamak zorundasın diyebiliyor.
Oysa yaşamı güzelleştirecek ve anlamlı kılacak olan çok çeşitlilik, çok seslilik, ötekinin yaşam hakkına, düşüncesine saygıdır. 
Düşünsenize tek tip bir yaşam ve her şey gri, yaşamın ne anlamı olabilirdi ki? 
Voltaire'in dediği gibi, "Düşüncelerine katılmıyorum, ama senin düşüncelerini savunma hakkını sonuna kadar destekleyeceğim. “demeliyiz. 
Birlikte yaşamanın yollarını el birliği ile kapatmış durumdayız. 
Kim daha doğru, iyi derken aslında insanlıktan eser kalmamak üzere.

Bu yazı toplam 558 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.