1. YAZARLAR

  2. MUSTAFA CERİT

  3. DİYANETİN TARİKATLAR RAPORU
MUSTAFA CERİT

MUSTAFA CERİT

Yazarın Tüm Yazıları >

DİYANETİN TARİKATLAR RAPORU

A+A-

Diyanet İşleri Başkanlığı, tarikatlarla ilgili “gizli” damgalı bir rapor hazırlamış. Rapor Türkiye’de var olan tarikatları inceliyor. Oldukça kapsamlı ve uzun olduğu düşünülen raporun bir kısmını, KAYNAK Yayınları 268 sayfalık kitap haline getirmiş.
Ben de bu hafta rapordan kısa bir özetini sizlere sunuyorum.
GİRİŞ
“Türkiye’nin 15 Temmuz 2016’da dini istimrar eden Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) eliyle maruz kaldığı ihanet ve darbe girişimi, ülkemizde dernek, cemaat, tarikat veya vakıf adıyla faaliyet yürüten dinî yapıların derinlemesine incelenmesini zaruri hale getirmiştir.
Ülkemizdeki dinî oluşumların sahih İslami esaslara uygunluk açısından incelenmesi dinî duyguları istismar eden, hakikati tekelinde gören, hedefine ulaşmak için her yolu mubah gören, din hizmetlerini güç devşirmeye ve çıkar sağlamaya matuf bir araca dönüştüren, baskı ve şiddet üreten bazı dini görümlü yapıların oluşmasına engel olacaktır.
Ülkemizde faaliyet yürüten yapıların bir kısmı, İslam tarihi boyunca var olan geleneksel teşekküllerin devamı niteliğinde, diğer bir kısmı ise sosyo-politik şartların ortaya çıkardığı yeni hareketlerdir. Bunların yanında henüz kurumsal yapılanma sürecini tamamlamamış, bir şahıs etrafında toplanan bireysel hareketler de söz konusudur. Çoğunlukla İslam’dan beslendiğini belirten bu şahıs ve teşekküllerin İslam’ı anlama ve bu anlayışı topluma sunma biçimlerinin tespit edilmesi, toplumu İslam dininin inanç, ibadet ve ahlakla ilgili konularında aydınlatmakla görevli Diyanet İşleri Başkanlığı açısından önem arz etmektedir. Öte yandan Diyanet İşleri Başkanlığının din ve dini kavramları istismar ederek topluma zarar veren oluşumlara karşı vatandaşlarımıza farkındalık ve bilinç oluşturma vazifesinin de bulunduğu hususu izahtan varestedir.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından, Türkiye’de faaliyet gösteren ve dini argümanlarla hareket ettiğini iddia eden yapıların ayrıntılı bir şekilde incelenmesi kaçınılmaz olmuştur. Bu bağlamda Başkanlığın dini konularda en yüksek karar ve danışma organı olan Din İşleri Yüksek Kurulu, Türkiye’de faaliyet yürüten dini sosyal teşekküller (cemaatler), geleneksel dini- kültürel oluşumlar (Tarikatlar) ve gelişen şartlar muvacehesinde ortaya çıkan yeni dini akımlar konusunda birçok faaliyet yapmıştır.
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun İnançlar ve Dini Oluşumlar Komisyonu koordinasyonunda gerçekleştirilen bu faaliyetler, 2016 yılında Türkiye’deki bütün yapıları kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Bu kapsamda Türkiye’deki    “ Dini Sosyal Teşekküller, Geleneksel Dini Kültürel Oluşumlar ve Yeni Dini Akımlar” üzerine yapılan çalışmalar araştırılmış, her bir şahıs ya da teşekkül hakkında ayrıntılı raporlar hazırlanmıştır.
Rapor; İsmin/ yapının 1.Kısa biyografisi ( oluşum ise tarihsel süreci), 2. Öne çıkan görüşleri, 3. Faaliyetleri ve 4. Değerlendirme olmak üzere dört ana başlık etrafında kaleme alınmıştır. Hazırlanan raporların, ilgili kişinin/yapının kendi eserlerinden, konuşmalarından elde edilmiş veya akademik çevrede hazırlanmış çalışmalara dayanması, tasviri/ betimleyici bir üslupla yapılması benimsenmiştir. Ayrıca isim/ teşekküller hakkında yapılan bu çalışmaların, uzun vadeli devam etmesi ve sürekli güncellenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 
TÜRKİYE’NİN DİNİ HARİTASI (ÖZET)
1950 den sonrasından başlayarak, devletin din politikaları genellikle dini alanın özgürleşmesi ve cemaatlerin örgütlenmesinin görmezden gelinmesi yönünde oldu. Hatta 1980 darbesinden sonraki süreçte dini yapılar, ister devlet eliyle ister sivil yollarla, ciddi oranda büyüdü ve gelişti.
Türkiye’de dini cemaatleri sınıflandırma girişimleri olsa da bu konuda bilimsel literatür henüz yeterince olgunlaşmış değildir. Çünkü bu türden çalışmalar soğukkanlı bilimsel/ akademik araştırmalara konu edilmek yerine, genellikle tarafgir değerlendirmelerle ele alınmıştır.  
İstanbul merkezli üç büyük cemaat grubu vardır.
Mehmet Zahit Kotku’nun çevresinde oluşan İskenderpaşa Cemaati.
Mahmut Sami Ramazanoğlu’nun Erenköy’de örgütlediği sufi bir yapı olan Hüdai cemaati.
Mahmut Ustaosmanoğlu’nun Fatih Çarşamba’da örgütlediği İsmail Ağa Cemaati.
Bunlardan sonra Adıyaman merkezli M. Reşit Erol çevresinde Semerkand/ Menzil grubu olarak bir yapı çıkmıştır.
Nurcular; Özel nitelikli bir gruptur. Saidi Nursi’nin risalelerini Kur’an yerine koyarlar ve risaleleri okumayı ibadet sayarlar. Bu grup çok güçlü bağlılık geliştiren bir eğitim anlayışı ile hareket etmişlerdir. Aynı anlayışta örgütlenen büyük gruplar vardır.
Fetö
Yazıcılar
Okuyucular
Meşveret grubu vs.
Süleymancılar da tek bir kişinin adı üzerinden gelişen bir grup olmalarına rağmen Süleyman Hilmi Tunahan’ın görüşleri yazıya geçmediği için bunların dini anlayışları daha geniş ve geleneksel İslam klasikleri içindedir. Ama bu Cemaatin özelliği, diğer birçok cemaate görüldüğü gibi gizli yöntemlerle bağlıklarını ebedileştirmektir. Bu açıdan Nurcularla benzeşmektedir. Kapalı devre çalışırlar.  
Devam edecek…..

Bu yazı toplam 2252 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar