1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. DEPREM ANSIZIN GELEBİLİR!
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

DEPREM ANSIZIN GELEBİLİR!

A+A-

17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden tam 18 yılı aşkın bir zaman geçti.

Deprem arkasında birçok acı ve gözyaşı bıraktı, binlerce insan öldü, binlercesi de yaralandı.

Bölgemiz de ise en büyük yıkım Darıca’da Eriş Sitesi’nde yaşandı.

Deprem öncesinde herkesin güzelliğine gıpta ile baktığı sitenin binaları yerle bir oldu.

Sonradan ortaya çıktı ki ince demir, deniz kumu ve ucuz malzeme ile bu binaları yapmışlar.

Gazeteci olarak yıkımı da yerinde gördük. 

Eriş Sitesi ile ilgili olarak açılan davada sitenin müteahhidi ile mimarı hakkında dava açıldı. Sonra ki yıllarda bilirkişi raporu falan filan derken dava galiba zaman aşımına uğradı. 

Bu sitenin altında kalıp ölen insanlar para, hırs ve aç gözlülüğün kurbanı oldular.

İnşaatlara izin veren ve denetlemeyen belediyelerin, devletin öteki kurumlarının hatta mimarlar ve mühendisler odalarının kurbanı oldular.

Paranın döndüğü her yerde ne yazık ki üç kağıt ve dalavere sürüp gidiyor.

DEPREME HAZIRLIK

18  yıl sonra Gebze ve ülkemiz depreme ne kadar hazır acaba? Bu soruyu belki yüzlerce, hatta binlerce kez kendimize sorduk.

Fakat bir sonuç alamadık. 

Çünkü depreme yönelik alınan bütün önlemler yine birçok katakulli işlerle anıldı. Üzerinden 15 yıl geçmesine karşın depremde orta veya az hasar görmüş birçok bina hala yıkılmadı. Kimileri uyduruk güçlendirme ve dış cephelerinin boyanıp, süslenmesiyle sağlam diye yutturulmaya çalışıldı.

Bugün Gebze bölgesinde (Çayırova, Dilovası ve Darıca) hala çok sayıda binanın ruhsatı yok, kaçak yapılaşma bir şekilde sürüyor.

Parayı basan bir şekilde işini yaptırıyor, ruhsatını alıyor, odalardan falan raporunu alarak ne olduğu tam bilinemeyen çok katlı binalara ruhsat alıyor.

Deprem yaşamın bir gerçeği ve her zaman olmaya devam edecek.

Burada önemli olan siyasal iktidarların ve devletin deprem karşı mutlaka siyasal, ekonomik ve sosyal bir bakış açısının olması gerekiyor.

Gündelik, göz boymaya, toplumun gazını almaya yönelik çözümler bugün ve gelecekte, depremin yaşatacağı acıları, gözyaşlarını engelleyemez.

 

DEPREM HAFİFE ALINIYOR!

 

Ülkemizi yönetenler zaman, zaman açıklıyor:

“İstanbul’da deprem olursa büyük felaket yaşanacak!”

Olacak iş değil.

Depreme dönük olarak ciddi hiçbir iş yapmayan onun yerine sadece eski binaların yıkılıp yenilerinin yapılmasını isteyen hükümetin asıl niyeti gerçekten deprem mi, yoksa 14 yıldır ekonomide üretim yerine bel bağladıkları ve bir takım kişilerin köşe olmasını sağladıkları rant üzerine kurulu inşaat sektörü mü?

Yazının başına dönecek olursak, hükümet inşaat sektörü üzerinden ekonomiyi canlandırmak için ‘deprem’ konusu yaratarak özellikle büyük kentlerde yeni toplu konutların yapımının önünü açmak istiyor.

Tabi bu inşaat işlerinde kimlerin malı götürdüğü ise herkesçe malum.

Doğrudur,  ülkemiz deprem kuşağında ve eski binaların ya da riskli binaların yıkılarak yerine daha sağlam konutların yapılması gerekiyor.

Fakat ondan daha önce depreme dönük olarak vatandaşa hangi bilgiyi, eğitimi verdiler, hangi bilinç oluşturuldu?

Yaptıkları sadece deprem korkusu yaymak ve deprem üzerinden  ekonominin canlanması için bir takım absürt projeler oluşturmak.

Türkiye eğer depreme yönelik neler yapmak gerektiğini öğrenmek istiyorsa Japonya’ya baksın. Japonya’da ülkeyi yönetenlerin ve insanların önceliği para, ekonomi falan değil depremden en az şekilde insan kaybı olmadan nasıl kurtuluruzdur.

Zaten bu yapılınca sağlam binalar oluşturuluyor, ekonomi de büyük yara almıyor.

Türkiye’de kapitalizmin en dik alası, acımasızı uygulanıyor ve bu ülkemizde yaşayan her insana yokluk, yoksulluk, açlık, işsizlik olarak geri dönüyor.

Bu gerçekler ortada iken ekonominin iyi gittiğini söyleyenler, Türkiye’nin dünyanın en iyi 20 ekonomisinden birisi olduğu yalanına sarılanların doğal olarak insanların deprem ile korkutması normaldir. 

Çünkü ölümü gösterip  sıtmaya razı etmenin uğraşını hep verdiler ve halende sürdürüyorlar.

 

 

Bu yazı toplam 3167 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.