1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. CHP’DE, ‘İTAATSİZLİK’ HASTALIĞI!
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP’DE, ‘İTAATSİZLİK’ HASTALIĞI!

A+A-

Nasıl ki ‘Biat’ sağ partilerin gövdesine virüs gibi yayılmış ise sosyal demokratlarda yani CHP’de ‘İtaatsizlik’ aynı şekilde bu düşünceyi içten içe kemiriyor.  

Parti içi demokrasi ile itaat etmeme birbirine karıştırılıyor.

Öyle ki bu özgürlük ve demokrasinin bir gereği gibi algılanıyor. 

Bu parti içinde her şeye hatta gölgesine bile itiraz eden kimilerinin dün ve bugünde varlığı ortadadır.  CHP’de ki parti içi demokrasinin bu şekilde, ‘hiçbir şeye itaat etmeme’ olarak algılanması partinin her seçimde başarısız olmasında ki ana etkenlerden birisidir.

CHP sonuçta ilçe delegesinde, genel başkana değin silsile halinde örgün politik kurumsal bir yapıdır. Bu yapının devamı, başarılı olması ise ancak ve ancak takım oyunu ile yani bir bütünlük içinde sağlanabilir.

Partinin anayasası ise parti tüzüğüdür.

Orada yazılanlar partinin siyasal ve kurumsal işleyişini de belirler. Burada işte partinin üyesinden, ilçe, il başkanı, belediye başkanı, vekil,  parti genel merkezi ve genel başkana değin herkesin sorumlulukları vardı.

Partinin anayasasına itaat etmeme niyetinde olanlar partinin işleyişini, planını, programını ve kurumsal yapısını tahrip ediyor.

Bu seçim dönemlerinden partiye ‘yenilgi ve hezimet’ olarak geri dönüyor.

Sonuç olarak, CHP’nin başarısız olmasına neden olacak faktörlerden birisi olan ‘İtaatsizlik’ ortadan kaldırılmalıdır.

Her kafadan bir ses yerine partinin kendi ideolojisi, politik söylemlerine ve tüzüğüne yani anayasasına bağlılık esas olmalıdır.

SEVGİ ÇIKARSIZ OLMALI

Teknolojinin baş döndürücü hızında insana ait duygular, davranışlarda aynı şekilde sürekli değişim gösteriyor.  Modern zamanlarda sevgiyi belirleyen güç insan ruhunun derinliklerinden gelen his ve duygu değil ‘para’ yani ‘çıkar’dır.

Ne kadar para o kadar sevgi!

Elbette sevgiyi veya aşkı belirleyen para veya maddiyat veya güç tarihin var oluşundan itibaren kadın-erkek ilişkisinde önemli rol oynadı. Çünkü birey ve toplumu şekillendiren kapitalist anlayış her dönem var oluşuna göre insan duygu ve düşüncelerine, davranışlarına yön verdi.  Şimdi de teknolojinin insan yaşamını belirlediği bu dönem de sevgi belirttiğim üzere maddi veya çıkar üzerine örülüyor. Bu tabi insanın ruhundan süzülüp gelen bir istek olmadığından dolayı bir süre sonra tükeniyor.  Oysa gerçekten insanın insanı sevmesinde ne para nede başka bir meta, güç etkili, belirleyici olmamalı. Ki ancak o zaman insan ruhundan kopup gelen ve tamamen insana ait duygular sevgi olarak ortaya çıkabilsin. O zaman hayat güzelleşsin,  düşmanlıklar ortadan kalksın, karşılıksız, beklentisiz bir şekilde insanlar birbirine sevebilsin.

"Sevgi yalnız bir insana bağlılık değildir. Bir tutumdur. Kişinin yalnız bir sevgi nesnesine değil, bütünüyle dünyaya bağlılığını gösteren bir kişilik yapısıdır. Kişi yalnız bir tek kimseyi seviyor, başka her şeye karşı ilgisiz kalıyorsa sevgisi sevgi değil, genişletilmiş bencilliktir.”
Diyor  Karl Marx .

 

Bu yazı toplam 1106 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.