1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. BU SİSTEM YOKSULUĞU BİTİREMEZ?
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

BU SİSTEM YOKSULUĞU BİTİREMEZ?

A+A-

 

 

2017 yılı için asgari ücret 104 TL’lik bir artışla tamı tamına bin 404 TL olmuştu.

Hani derler ya bozdur, bozdur harca bitmez…

Geçtiğimiz yıl Kasım ayı açlık sınırı bin 432 TL, yoksulluk sınırı 4 bin 665 TL, tek bir kişinin aylık harcaması ise bin 762 TL.  

Nisan 2017’de ise, açlık sınırı bin 518 TL, yoksulluk sınırı 4 bin 945 TL, tek bir kişinin aylık harcaması ise bin 899 TL.

Görüldüğü üzere açlık sınırı bin 432 TL’den bin 518 TL’ye yükselmiş, ancak asgari ücret hala bin dört yüz 4 TL.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu yeni asgari ücret için demiş ki, “Az veren candan, çok veren maldan. İnşallah malımız çoğaldığında çok veren kısmını da çözeriz”.

Tabi ülkemde gelir dengesi bozuk, bir avuç kesim refah içinde yaşarken milyonlarca insan ise asgari ücret ile geçirmek zorunda bırakılıyor. 

Ondan sonra da Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir deniliyor.

 Nasıl bir sosyal hukuk ise milyonlarca insan açlık sınırı içinde yaşarken, kimileri ise damadına trilyonluk villalar, yatlar katlar hediye ediyor.

Ülkemizde ki bu gelir adaletsizliği yıllardır böyle sürüp gidiyor.

Bu iktidar döneminde değil bundan öncekilerde aynı şekilde asgari ücret konusunda benzer politikalar izlediler ve insanları açlığa, yoksulluğa mahkûm ettiler. 

Hepsinin ortak özelliği yoksula karşı aynı çizgide buluşmaları.

Bu kapitalist sistem asla ve asla yoksulluğu, açlığı bitiremez. Çünkü var olma nedeni zengini daha zengin yoksulu daha yoksul etmektir.

Ne diyelim, bir gün belki bu ülke de bu dengesizlik, adaletsizlik ortadan kalkar, insanlar açlık sınırında değil eşit şartlarda emeğinin karşılığını alır. 

 

BİLGİ PAYLAŞILIRSA

 

Bilgi paylaşıldığı zaman anlam ve önem kazanıyor. Yoksa paylaşılmayan, kulaktan dolma bir takım söylentiler bilgi olarak hiçbir değer ve anlam kazanmaz. Bugün özellikle ülkemiz de okumak yerine kulaktan dolma söylentilere itibar ediliyor. Çünkü okumayı, araştırmayı ve tartışmayı sevmeyen bir toplum haline getirildik. Nasıl olsa birileri bizim adımıza düşünüyor, konuşuyor, tartışıyor.  Bizim bir şey ifade etmemize gerek yok.

Bunun içinde siyasi partiler, STK’lar falan tamda biçilmiş kaftan.

Hele ki siyasi partiler güya üyelerinin kendisini ifade ve temsil etme olanağı bulunan yerler olarak biliniyor. Ancak siyasi partilerde lider ve onun kadrosu ne derse o olur.  Lider parti üyelerinin yerine konuşur, düşünür, tartışır ve yol belirler. Siz sadece gidip oy verirseniz o kadar. Bu durum özellikle sağ partilerde geçerlilik kazanmış kabullenilmiştir. Sağ partilerde üyeler ve yöneticiler lidere biat eder, karşı çıkamaz, onun söylediğinin aksine görüş belirtemez. Öyle bir tutum içinde olan  ise kendisini biranda kapının önünde bulur. Bu durum ister istemez siyasi partiler gibi kitlesel yapılarda biat eden sürü psikolojisinin oluşmasına neden olur. Ki, bundan ötürü de sağ partilerde tartışma, ayrışma gibi şeyler daha az olur.

Ülkemiz de yalnızca CHP’de parti içi demokrasi ötekilerine göre çok daha gelişmiştir.  Buna rağmen CHP içinde bile kimi zaman parti içi demokrasi yok sayıldığı zamanlar olmuştur. 

Bu yazı toplam 385 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.