1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. BİLİM YOKSA KARANLIK VAR
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

BİLİM YOKSA KARANLIK VAR

A+A-

1973 yılında NASA, ‘Mariner 10’ isimli sondayı uzayı gönderdi. Bu uzayı aracı 1974 yılında Merkür’ün yörüngesine girerek gezegen hakkında bilgiler toparlamaya, fotoğraflar göndermeye başladı. 

Çok daha öncesinde ise 1964’de NASA tarafından Mars’a uzay aracı gönderildi. Geçen 60 yıllık zaman dilimi içinde ABD, Rusya, Çin ve bası Avrupa ülkeleri uzaya araçlar gönderdi, araştırmalar yaptı.

Çünkü onların akılları artık dünya ile sınırlı değil uzayın boşluklarını arayıp, tarıyorlardı.

ABD o sıralarda (1970’ler)  uzay ile uğraşırken Türkiye’de ise iç kargaşa devam ediyor sağ, sol kavgası ile toplum çatışma haline getiriliyordu.

  Nihayetinde gelişmek ve Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşması gereken Türkiye, bütün enerjisini kendi içinde yok etti.

Aradan geçen 42 yıllık zaman diliminde Türkiye hala kendi içinde bocalamaya, yanlış ve akıl dışı siyaset ile yarınlarını tüketmeye devam ediyor.

Siyasin sığ ve topluma, ülkeye hiçbir şey kazandırmayan dehlizlerinde kalanların bu ülkeyi bir adım ileri götürmesi mümkün değil. Bilimi reddeden ve tamamen hurafelere, çağdışçılığa mahkum olan beyinlerin ülkemizi çağdaş, özgür refah ortamını sağlayamaz.

Bilimin olmadığı yerde karanlık var.

 

 GEBZE’Yİ BİR DE BÖYLE DÜŞÜNÜN

 

Gebze nedense hep  sanayi, çevresel kirlilik, göç, trafik vb.  gibi şeylerle anılır ve öyle anımsanır.

Hâlbuki Gebze geçmişi çok eski yüzyıllara değin uzanan önemli bir yerleşim alanıdır.

Osmanlı döneminde Gebze payitaht İstanbul’un hemen bitişiğinde stratejik öneme haiz bir  kasabaydı.

Çünkü kara ve deniz yoluna uygun bir konumda olması nedeniyle savaşta, ticarette, ulaşımda muazzam bir bölgeydi. 

Osmanlı ordusu İstanbul’dan  savaş için yürüyüşe geçerken  Gebze üzerinden geçer hatta kimi kayıtlara göre ordu  Üsküdar’dan sonra ilk molasını  Gebze’de verirdi.

Aynı şeyler ticaret  kervanları içinde geçerliydi. 

1523’de yaptırılan Çoban Mustafa Paşa Külliyesi tamda bu anlamda hizmet sunan bir tesisti.  İstanbul’dan yola çıkan veya Anadolu dan İstanbul’a  gelen  kervanlar haliyle Gebze’ de durur, dinlenir ardından yine yola revan olurlardı. 

 Sadece külliye değil  Eskihisar kalesi, Anibal mezarı,  Osman Hamdi Bey köşkü, Fatih Otağı gibi bir çok tarihi anlamda önemli  eser, hatıra Gebze’de mevcuttur.

Sonuç olarak   sanayi, çevre kirliliği, göç  ve artan nüfusu, trafiği falan bir kenara bırakıp  birde Gebze’ye tarih penceresinden bakın. İnanın çok farklı ve güzel bir Gebze göreceksiniz.

Bu yazı toplam 395 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.