1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. BASIN ÖZGÜR MÜ?
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

BASIN ÖZGÜR MÜ?

A+A-

Önceki gün 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ydü.

Türkiye, bugünü basın özgürlüğü sıralamasında 163. sırada yer alan bir ülke olarak kutladı!

Bu aslında ülkemiz de demokrasi, insan hak ve özgürlüklerinin de nerelerde olduğunun çok açık göstergesidir.

Basının özgür olmadığı bir ülke de demokrasi olur mu?

Basının üzerinde ki sansür ve baskı yalnızca bu döneme ait değil.

Osmanlı da ilk ‘sansür kararnamesi’ Padişah Abdülaziz döneminde (1861-1876) yayınlanmıştı.

Şimdilerde devletin televizyonunda dizi filmi gösterilen ve adeta büyük kurtarıcı gibi cilalanan Padişah II. Abdülhamid döneminde basına sansür akıl almaz boyutlara ulaşmıştı.

 O dönem de yalnızca gazete ve dergiler değil tramvay biletlerine, ilanlara, şişelerin üzerindeki etiketlere kadar sansür uygulandı.  Kitaplar didik, didik edildi.

Kendilerine göre zararlı gördükleri yayınları ülkeye sokmadılar, matbaa da basılmasına dahi izin vermediler.

Bu dönemde, “Hürriyet, Vatan, Millet, Zulüm, Adalet” gibi 50’yi aşkın sözcük kullanılması, yazılması yasaklandı.

Şimdi bugün neredeyse o günleri aratmıyor.

Gazeteciler hapiste fakat birileri diyor ki, “Onları gazeteci değil”.

Peki, kim gazeteci?

O zaman bu insanların gazeteci olmadığına dair kanıtlar çıkar, göster.

Elbette, terörü, bölücülüğü, ayrılıkçılığı yazan, çizen ve destekleyenler için yasalar işletilsin.  Ama sadece sizin gibi düşünmediği sizi eleştirdiği için gazeteciler hapse tıkılmasın.

Bir takımadamlar sözüm ona gazeteci diye gücün ve güçlünün borazanı olmuş.  

Gazetecilik meslek ilkeleri,  objektiflik,  mesleğin etik değerleri, ahlak, haya, edep hak getire.

Ne kadar para, o kadar yalakalık!

Sabahtan akşama kadar yalan söyleyen, yazan birilerinin ülkesine, milletine hayrı olur mu?

Basın özgürlüğünü bile savunmaktan aciz gazetecilerin,  cemiyetlerin ve kurumların olduğu ülkemiz de gelecek karanlık. Çünkü basının sustuğu, susturulduğu hiçbir yerde halkın gerçek haberleri alma şansı yoktur.

ATATÜRK VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Cumhuriyetimizin kurucusu büyük devleti adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1924 yılında basını özgürlüğünü şöyle anlatmış:

“Basının tam ve geniş hürriyeti iyi kullanmasının, ne derece nazik bir vaziyet olduğunu söylemeye lüzum göremem. Her türlü kanuni kayıtlardan evvel bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve kendi siyasi telakkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna ve memleketin her türlü hususi telakkilerin üstünde olan,  yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevi zorunluluğu, asıl bu mecburiyettir ki umumi düzeni  temin edebilir. Bununla beraber bu yolda yanılma ve kusur olsa bile, bu kusuru düzeltecek etken ve vasıta basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir”.

Başka söze gerek var mı?

Bu yazı toplam 723 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.