1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Işık

  3. Baharın ortasında…
Yılmaz Işık

Yılmaz Işık

Yazarın Tüm Yazıları >

Baharın ortasında…

A+A-

Zaman tam baharın ortasında…Mayıs ayının ortalarında iken, baharın tüm tonlarını, renklerini yaşıyoruz…

Yaşıyoruz amma tad, tuz almadan haliyle…

Çünkü malumunuz sizde biliyorsunuz ki ne ağzımızın tadı kaldı, ne yaşamanın tadı…

Bir taraftan yazıyı yazarken bir taraftan TRT’de Pazar kuşağında oynanan Kan Davasının Sonu (Last Train From Gun Hill) isimli vestern filmini izliyorum…

Filmin baş aktörü Kirk Douglas… Kirk Douglas (gerçek ismi: Issur Danielovitch Demsky; 9 Aralık 1916; Amsterdam, New York - 5 Şubat 2020; Beverly Hills, Kaliforniya), Amerikalı oyuncu ve film yapımcısı. Douglas, "Spartaküs" gibi 20. yüzyılın en önemli filmlerine imza atmış, önemli bir oyuncudur. oyuncu Michael Douglas'ın babası. Spartaküs filmini izlediğimde ilk olarak 8 yaşlarındaydım Bulgaristan’da. Yazlık sinema günlerinde kööye getirilen seyyar sinema olarak okulumuzun odasında kurulan projeksiyonla okul salonunda soluksuz izlediğim filmlerden birisiydi “Spartaküs”

Kirk Douglas buharlı trenden atının eğeri sırtında iniyor ara istasyonda…belli ki bir kasabaya gitmiş…

Anthony Quinn de oynuyor filmde.  (21 Nisan 1915 - 3 Haziran 2001), iki kere Akademi Ödülü kazanmış Meksika asıllı Amerikalı oyuncu. Annesi Meksikalı, babası İrlanda asıllı. ABD'de bir süre sahneye çıktıktan sonra Parole (1936) filminde rol alarak sinemaya adım atan dev oyuncu. En ünlü filmlerinden birisi ise Çağrı (film) filminde (1976) Peygamber Efendimizi (S.A.V.)’in amcası Hamza bin Abdülmüttalib'i oynuyordu filmde.

***

Dünyayı kasıp kavuran koronavirüs belasından ötürü tam kısıtlamanın  onsekizinci gününde ham kahvaltı yaparak hem vestern filmine siftah yaparak yeni bir Pazar gününe uyanıyoruz.

Dışarıda hava güneşli… Dün esen ve havayı oldukça ısıtan lodoslu havanın yerini az buçuk serinleten ve ferahlatan poyraz havası gelmiş…

Herkes evinde, dışarıda sadece kuşlar var ( Yiyecek aramak için deeniz tarafından gelen martılar, buralarının devamlı müdavimleri olan kargalar, saksağanlar, serçeler, güvercinler onlar ise her zamanki mesailerinde bulunuyorlar topluca…)

Dün, cumartesi günü Gebze Merkez’i  bir kolaçan edeyim görüntüleyeyim dedim. Biraz turladım Çarşı’yı.. İn-cin top oynuyor…

Kimsecikler yok doğru dürüst. Birkaçmarket açık, fırın açık, zincir marketler açık, dierleri hepsi kepenkleri kapalı derin bir sessizlik içinde…Öyle bir bayram geçiriyoruz bu yıl da…

Marketr açık ama oraları bile tenha…

Millet evinde…

Bir ölü hava çökmüştü sıcak lodoslu hava ile birlikte şehrin üzerine…

Ufuk da puslu, yaşamın kendisi de…

Bir de ince bir hüzün sezinledim ve bu ince hüzün nicedir çökmüş vaziyette tüm memleketin üzerine…

Pandemi havası insanlarda ne hava bıraktı ne de yaşama tadı…

Pazar keyfimiz, damlanan sabah çayı eşliğinde eski klasik filmleri izlemeden ibaret…

Vahşi Batı’nın at koşturulan stepleri bile bize çekici ve huzur verici geliyor nostaljik duygularımızla yoğurulduğunda…

Başka türlü televizyonlarda ne izleyeceksiniz ki?

Pandemi yüklü gündemlerle dolu televizyon haberlerini mi? Mafya-siyaset kavgasını anlatan açık oturumları mı?

Bu satırları yazarken, altyazıda şu son dakika haberi geçti: “İçişleri Bakanlığı, 81 il Valiliği’ne Kademeli Normalleşme Tedbirleri” başlığı ile yeni bir genelge göndermiş…

17 Mayıs Pazartesi saat 05.00'ten 1 Haziran Salı günü saat 05.00'e kadar kademeli normalleşme dönemi tedbirleri uygulanacakmış.

- Kademeli normalleşme döneminde hafta içi 21.00-05.00, hafta sonları ise cuma 21.00'den pazartesi 05.00'e kadar sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacakmış.

- Kademeli normalleşme döneminde, 65 yaş ve üzeri vatandaşlardan iki doz Kovid-19 aşısını yaptırmış olanlar ile 18 yaş altındakiler için sokağa çıkma kısıtlaması olmayacakmış.

***

Baharın havasında, görevimiz gereği turlarken ve bir ara soluklanırken,

ayağımın dibinden tarantula (örümcek) geçti... Sonra gonzilik genç yılan o da geçti...iyi ki selam vermedi, olsun... Ona da eyvallah.. Karıncalar ile zaten kanka olduk.. Baktım güvercinler hiç kaçmıyor bizden artık... Aha çok ürkek ve tedbirli olan saksağan da uçmadı bizden sakınarak.. Yavu insanın düştüğü şu duruma onlar da üzgün galiba?

Onlar da insanoğluna sanki biraz acıyarak bakmaktalar..

Sahi bu durum ne zaman düzelir acaba?

 Elbette umutsuz yaşanmıyor…

Gözler umutla seri aşı üretimi ve aşılama kampanyasına çevrilirken, aşı sahibi ülkeler de  pandemi aşısı için kazanç hırsıyla ellerini ovuşturuyor gibiler…

Bilmem aşılarını kaç dolar fiyatla satacaklarmış üçüncü ülkelere…

***

Bırakmın eskiye özlemi, şunun şurasında 2020 martından önceki dönemi bile özlüyoruz.

 Yani kabus öncesi son güzel günleri…

Şimdi çocuk olasım var, kırlarda bayırlarda doyasıya rüzgarla birlikte koşmalıyım…

Şimdi dağların  ulaşılmaz zirvelerinin üzerinde kavis çizerek süzülen kartal kuşu olasım var…Özgürce ve doyasıya ufuklara bakasım gelir…

Kimbilir çoktandır gidemedim, bizim dağın başındaki ahlat ağacı ne olmuştur?

Yine yuvasında ve tepesinde kuşlar cıvıldıyordur, dağ deresinden sular şırıl şırıl akıyordur aşağılara doğru…

Şimdilik bu kadar…

Herkese sağlıklı, pandemisiz, bol güneşli ve huzurlu günler diliyorum.

SAĞLICAKLA KALIN!

Bu yazı toplam 2107 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar