1. YAZARLAR

  2. Kübra Tanrıverdi

  3. Aç Kanatlarını
Kübra Tanrıverdi

Kübra Tanrıverdi

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Aç Kanatlarını

A+A-

Her sabah yeniden yeniden ve yeniden doğ topraklara dağlara ovalara ... 
Yolun üzerinde kalan buzları eritmeki dağda yağan karın buzu nasıl oluyor, buzdan kayınca nasıl can acıyor bilinsin görülsün. 
 Peki ya gökyüzü? Daha kaç kere zehri yutacak ki elbet bir gün zulmu kusacak .. Umuda kanatlarını açan kuşu gafil avlayıp kafeslere koyan ve bunu sevgi olarak niteleyen  kaçıncı yoksun hürriyet  olgumuz yerini aldı  ? Kanadındaki güzelliği sesindeki billurluğu kuşun kendisinden çok severek aç gözlülüğü özgürlüğü katıp karıştırıp hibe ederek kendimize bunu bir hak gördük. Gökyüzünü elinden alıp  08.00 -17:00  tutsağına güzelim kuşu da dahil edebileceğimizi kendimiz de bir hak gördük.  Bir kutu bir kare olan kafesteki sesini duydukça mutluluğu hissediyor olmanın doruklarında yaşadıkça yaşıyorduk. Karşısında bir güvercinin kanat açtığını göğe haykırışını görmeye ise körleştikçe körleştik... 
 Bak temel de herşey yatıyor. Sevgisini iletişimini doğru uzantıyı gösterememekle beliriyor. Kuşu köle değil kuş olarak kabullenmemek, insanı insan olarak kabullenmemekle aynı değilmi ? Olduğu gibi kabul görülmeyen hangi canlı mutludur. Hangi canlı kalmış ki mutluluğun resmini çizsin ? 
 Boya mı ? O içtiği su, gezdiği memleket, gördüğü cihan kadardır. Bırakın artık haksızlığı açgözlülüğü . Kendimize ilk önce yetmeyi ki nitekim Tolstoy kitapların da nicelerde değinip belirtmiş. Kendimize ilk önce yetmeyi, olduğu gibi kabullenmeyi, kimsenin dağına gökyüzüne zehir olmadan yaşayın.
  Bırakın, rahat bırakın mevsimleri şaşırtmayın sarsmayın. Ekimden yaz güneşi, Temmuzdan bir Ekim nidası beklemeyin." Zamanı gelen, zamansız olan daima kutsaldır."

Bu yazı toplam 838 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar