Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

8 MART

A+A-

 

 

ABD’de 8 Mart 1857 'de günde 16 saat çalışan ve hiçbir hakları olmayan dokuma işçilerinin daha iyi çalışma koşulları istemiyle greve gidip polisin işçileri fabrikaya kilitlemesi sonrasında çıkan yangında hayatını kaybeden kadın işçilerin mücadelesinin üzerinden 161 yıl geçmiş. 

Kadınlar geçen 160 yıl içinde yer küre üzerinde birçok kazanımlar elde etti ne var ki dünya da hala erkek egemen ve cinsiyetçi bir anlayış hüküm sürüyor.

 Kadına yönelik demokratik, özgürlükçü haklar ve yasaların dahi erkek egemen bir anlayış tarafından sunulması bile başlı başına ironik bir durumdur.

Bunun anlamı şudur, “Kadına eğer özgürlükler ve haklar verilecekse onu da erkekler verir”.  Oysa bu durum kadının erkek tarafından ikinci sınıf bir insan gibi görülmesinin sonucudur.

Normalde olması gereken kadın ve erkeğin eşit koşullarda yaşamasıdır. Buna sığ ve geri kafalı olanlar sürekli karşı çıkar.

Derler ki, “hiç kadınla erkek bir olur mu, erkek güçlüdür falan filan..” Burada amaç kadını geri plana atarak yaşamın içinde tek söz sahibi olarak erkek egemen bir anlayışın devamını sağlamaktır.

KADINAN NASIL YAŞACAĞINA ERKEKLER KARAR VERİYOR!

Bırakın dünyayı ülkemiz de kadınların özellikle sonra dönemlerde nasıl ikinci sınıf canlı haline getirildiğini hep birlikte görüyoruz.

En basitinden kadının başörtüsü ve giysisi üzerinden bile erkek egemen, baskıcı, despot anlayışlarını sürdürmek isteyenler var.

Kadının nasıl giyeceğine, davranacağına ve hayatın içinde nasıl yaşayacağına onlar yani erkekler karar veriyor. 

Toplum içindeki statüsü de böyle yine erkek egemen bir zümre tarafından dikte ettiriliyor. Kadın  üretimin içinde yer alması engelleniyor evlerinde  adeta hapishane hayatı gibi yaşam sürmek zorunda kalıyorlar. 

Tacize, tecavüze uğrayan, dövülen ve öldürülen kadınların hakkını hukukunu  sözünü ettiğimiz kapitalizmin ürünü olan  erkek egemen sistem sağlayamaz. Kadına hayatı zindan edenler kadına  eşit, özgür bir yaşam vermez, veremez.

KADINLARIN ÜRETİMDEN GELEN GÜCÜ

160 yıl önce  üretimden gelen gücünü kullanarak daha iyi çalışma ve koşulları adına mücadele eden ve hayatlarını veren kadınların bugün bıraktıkları 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile anlaşılmalıdır.

Kapitalizm tarafından içi boşaltılan ve bugünü  sıradan, boş ve tüketim toplumuna uygun olarak hediye verme gününe dönüştürülmesi bile başlı başına kadına yapılan bir saldırıdır.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların üretimden gelen güçleriyle, cinsiyetçi, baskıcı erkek egemen bir düzene karşı koyma günüdür.

Bu böyle okunmalıdır.

Tabi 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’ne anlam katan ve benim de çok sevdiğim James Oppenheim’ın ,’Ekmek ve Gül’ isimli bu şiiridir:

“Yürüyoruz yürüyoruz, günün aydınlığında

Donuk fabrika bacalarına, yoksul mutfaklara

Çarpıyor sesimiz ve birden parlayan

Bir ışık gibi ulaşıyor insanlara

"Ekmek ve gül! Ekmek ve gül!"

 

 

 

Bu yazı toplam 506 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.