Gazeteciler Günü!

 

 

212 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 10 Ocak 1961 yılından bu yana her 10 Ocak, ‘çalışan gazeteciler günü’ olarak kutlanır. Oysa son dönemdeki süreçte yaşananlar, kutlama aşamasını geride bıraktı, üzüleceğimiz bir hal aldı.

Gebze’deise  gazetecilik mesleği özellikle son dönemde çok popüler oldu. Kimilerinin gazetecilik, kimilerinin şan-şöhret, kimilerinin de güç kullanmak adına girdiği bu sektörle ilgili genel kanı, ne yazık ki sayının artığı kadar niteliğin aynı oranda artmadığıdır.

Yine de her yönüyle Gebze basını, hem ulusal basından hem de başka yörelerin yerel gazetelerinden çok daha ileride, çok daha düzgün ve çok daha etkili.

Zaten ulusal basın artık gazetecilik sıfatından çoktan uzaklaştı.

Vahşi kapitalizmin verdiği güç ve sermaye ile artık gazetecilik bir silah aracı olarak kullanılıyor.

Son dönemde iktidarın egemenliğine ve dümen suyuna giren medya gerçek dışı haberler, sulusepken yayın politikası, cıvık magazin ve tele-vole kültürü ile ne yazık ki toplum ve ülke gerçeklerinden tamamen uzak durumda.

Gelelim Gebze’ye. Gebze’de şu anda 12 günlük gazete var. Haftalık gazete, aylık dergi, haber siteleri ve ulusal basın temsilcileri ile birlikte Gebze’de 100’ün üzerinde gazete çalışanı var.

Gebze’deki gazeteler ve gazetecilikle ilgili herkesin olumlu-olumsuz görüşü vardır. Bu doğaldır çünkü olumlu yanları da var, olumsuz yanları da…

Gebze’deki gazetelere yönelik olarak klişe haline gelmiş eleştiriler vardır.

Derler ki çoğu kişi, “Adam gibi gazete yapmadığınız için satamıyorsunuz. Şöyle rengarenk, dolu dolu gazete çıkarın okuyalım.”

Oysa Gebze’de eskiden renkli gazeteler de çıktı vaktiyle, hiç öyle okuma çılgınlığı yaşanmadı.

Ama okurların bazı eleştirilerinden gazeteler üzerine düşeni almalı ve gerekeni yapmalılar. Örneğin 700 bin nüfusa sahip Gebze’de en fazla satış yapan gazete bin civarında satıyor. Ve bu rakamın yüzde 90’ı şehir merkezindeki siyasetçi, esnaf, spor, belediye ve kamu daireleri ile ilgili yerlerde okunuyor.

Gebze gazetelerinin dağıtım, geniş çevrelere ulaşım konularında çok ciddi eksiklikleri var ve bunları çözmeleri gerekiyor.

Okuyucuların Gebze basınını ciddiye almaları için gazetelerin de kendilerine düşen görevi yerine getirmeleri gerekiyor.

Bu da nitelikli, mesleki bilgiye ve kişisel ahlaka sahip kişilerin çalıştırılmasıyla olur. Ne yazık ki bazı gazeteler bazı çalışanlarına hiç maaş vermemekte bunun karşılığında da o kişi gazetecilik etiketiyle başka işler çevirmektedir. Bunu herkes biliyor. Bu da Gebze basınının adını kirletiyor.

Gazete patronları eğer yarınlara daha güçlü hazırlanmak istiyorlarsa buradan başlamaları gerekiyor. Çalıştırdıkları eleman hem kendi kurumları hem de Gebze basını adına çok önemli. Eğer gazeteler gelişme adına çaba gösterirlerse okuyucuların da desteğini alacaklarına inanıyorum.

Gebze’de basına hem maddi hem de manevi destek verenler kadar gazete okuma özürlüsü ve ön yargılı kişiler de çok fazla. Bu kişileri memnun etmek olanaksız. Sokağındaki çamuru şikayet etmek için Gebze basınına muhtaç olanlar, söz konusu destek olduğunda, ‘bu fiyata Hürriyet okurum daha iyi’ mantığıyla yaklaşacak kadar cahil ve çıkarcı olabiliyorlar.

Gebze’de birinci kuşak gazeteciler birçok imkansızlıklarla boğuşarak bu işi yaptılar.

Kurşun ve klişe ile baskılar yerini lüks matbaa makinelerine bıraktı. Pozlu makineler ile çekilen fotoğrafların yerini son model dijital fotoğraf makineleri aldı. Artık karanlık odada hazırlanan fotoğraflar artık USB bağlantısıyla anında bilgisayara aktarılıyor. Kağıda kalem ile yazılan haberler artık gelişmiş bilgisayarlarda kolayca yazılabiliyor. Eskiden başka gazetelerden haber yürütmek için el makasları kullanılırdı, artık internet sağ olsun, parmaklar yorulmuyor! Haber de bedava, fotoğraf da bedava, bilgiye ulaşmak da.

Bu baş döndürücü gelişmenin şaşkınlığı yaşanıyor şu anda. Ve ne yazık ki Gebze’deki gazetecilerin en büyük hastalığı, kendi meslektaşlarından korkması. Daha iyiyi yapmak hedef olmaktan çıkmış, meslektaşını baltalamak daha kolay yöntem haline gelmiş.

Mesleki etik, deneyim, kişisel ahlak gibi sorunlar da çok fazla ama hepsini de bir köşeye sıkıştıramam!

Tüm meslektaşlarımın ‘günü’nü kutluyor, bize samimi olarak destek veren herkese gönülden teşekkür ediyorum.