FAKİRLEŞEN EĞİTİM EMEKÇİLERİ HAKLARIMIZ İÇİN BİRLEŞELİM

 

                Türkiye ekonomisi büyük bir ekonomik kriz içerisinde. Bu kriz derinleşerek büyüyor. İşçiler, emekçiler yıllardır geçimlerini büyük ölçüde borçlanarak sürdürüyorlar. Kredi ve borç batağına saplanmış durumdalar. Emekçi aileleri ülkede yaşanan ekonomik ve siyasi belirsizlik nedeniyle mevcut borçlarını çeviremeyecek duruma geldi.

                Genel olarak işçilerin ve kamu emekçilerinin maaş artışları ve satın alma gücü açısından bakıldığında, özellikle öğretmenleri AKP iktidarında ciddi anlamda ekonomik kayıp yaşadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumu somutlamak için çok basit bir kıyaslama yapalım istiyorum. Bir ABD dolarının ortalama 1.30 TL olduğu 2008 yılında öğretmen maaşı ortalama 920 ABD doları iken, Nisan 2016 itibarı ile 2184 TL alan bir öğretmen dolar bazında aldığı maaş, 760 ABD dolarına inmiştir. Sadece son 9 yılda, dolar karşısında bir öğretmenin net maaşındaki erime 592 TL’dir. Bu durum şimdiden enflasyonun %11’i aşmış olduğunu gösterir. Bakın ekmeğe %25 zam yapıldı. Benzin sebze-meyveler, kiralar her şey ortada. Eğitim ve bilim emekçileri borç, faiz ve ciddi bir yoksullaşma halindeler.

                Eğitim-öğretim sürecinin emektarları olan yardımcı hizmetliler ve memurların durumu ise çok daha vahimdir. Köle emeğine çalışan her türlü kuralsızlığa ve sömürüye uğrayan ücretli öğretmenlerin durumundan bahsederken bile utancımızdan yerin dibine girer haldeyiz. Öğretmenleri bu hale getiren esas utanması gerekenler ise, hiç seslerini çıkarmıyorlar.

                Eğitim ve bilim emekçileri olarak yıllardır yaşadığımız mağduriyetlerin ve ekonomik kayıplarımızın karşılanması için, bütün eğitim emekçileri olarak bu yapılanlara kocaman bir hayır deyip, birlikte kayıplarımız için mücadele etmeliyiz. Mücadelemizi aşağıdaki talepler ekseninde örebiliriz:

*MEB ve yüksek öğretim bütçelerinin milli gelire oranı iki kez artırılmalı ve OECD ortalamasına çıkarılmalıdır.

*Eğitime yeterli bütçe okullara ihtiyacı kadar ödenek ayrılmalı, eğitim yatırımlarına ayrılan pay artırılmalıdır.

*Tüm eğitim emekçilerini yükselen döviz kuru sonrasında ücretlerde yaşanan erimeyi karşılamak amacıyla ek zam yapılmalıdır.

*Artan oranda vergi dilimi uygulamasına son verilmeli, ek dersler başta olmak üzere tüm ek ödemeler temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmalıdır.

*2017 yılında aile-çocuk yardımı başta olmak üzere, sosyal yardımlar sembolik olarak belirlenmekten çıkarılmalı, ihtiyaç kadar artış yapılmalıdır.

*Eğitime hazırlık ödeneği tüm emekçilere verilmelidir. Yılda 2 kez en az bir maaş tutarında olmalıdır.

*Öğretmen, akademik personel, memur, yardımcı hizmetli açıkları kapatılmalı, en az 300,000 öğretmen, 50.000 yardımcı hizmetli ataması kadrolu olarak yapılmalıdır.

*Yardımcı hizmetli ve memurlara özel hizmet tazminatı ödenmelidir.

*Kamu emekçilerine grevli, toplu sözleşmeli, sendikal ortam acilen sağlanmalıdır. Toplu sözleşe önündeki yasal ve fiili engeller kaldırılmalıdır.

                Bütün eğitim emekçileri bu talepler etrafında herkes kendi sendikasıyla, ortak taleplerimizi haykırmalıyız. Sesimizi çoğaltmalıyız ki, bizi duymayan kulaklar, görmeyen gözler görsün. Fakirleşmeyi ve yoksulluğu, üzerimize yağmur gibi gelen zamları ancak böyle engelleyebiliriz.