1. YAZARLAR

  2. Tuncer Altunbulak

  3. ÜLKENDEN İNSAN MANZARALARI
Tuncer Altunbulak

Tuncer Altunbulak

Yazarın Tüm Yazıları >

ÜLKENDEN İNSAN MANZARALARI

A+A-

Geçen haftanın üç gününü ege bölgesinin en güzel şehrinde geçirdim gece kalmak için bütçeme göre bir otel bulmayınca öğrencilerin ve gurbetçilerin barındığı bir pansiyonda idare etme yoluna gittim biraz zaman geçirmek için pansiyona yakın bir kahveye gittim çay istedim uzun boylu çil suratlı garson önce duymamazlık etti yüksek sesle duyunca bağırınca duydu beni sevmediğini hemen anladım çayımı koyarken diğer yandan da inceden inceye beni anlamaya analiz etmeye çalışıyordu giderken alaya alır gibi bir emriniz olursa koşa koşa gelirim kendi kendime bu adam beni tanımaz etmez böyle hallenmesi nedendir belli ki  saçımı sakalımı giyim kuşamımı sevmedi bu adamda mutlaka papaza benzetmiştir Gebze’de çoğu insanın benzetmesi gibi insanlarımız bir kısmında papaz sendromu var ne ise olan oldu

Olay bu kadarla da kalmadı kahveden çıkarken bir masada oturan bir grup insan daha önce garsonla aramızda geçen küçük tartışmayı garsondan dinlemişlerdi garsona bir pansiyonda kalacağımı söylemiştim garson onlara bunu söylemiş ki yanlarından geçerken nede yer bulmuş fuuş yuvası orası oraya doğru dürüst insanlar gitmiyor bununla da yetinmediler haylaz haylaz koro halinde güldüler böyle şeylere artık kızmıyorum çünkü ülkemin insanlarını çok iyi tanıyorum böyle onlarca insanla tanıştım inanıyor ve biliyorum bu ülkede de kısa bir zaman sonra böyle kötü niyetli ön yargılı cahil şımarık insanlar olmayacak ister istemez kalacağım pansiyonun o adamların dediği gibi bir yer olup olmadığını düşündüm sonra öyleyse öyle sana ne sen ahlak zabıtası mısın dedim yatmaya çıkmadan kapalı ve imalı sözlerle pansiyon katibine zarf attım akıllı adam hemen anladı ve hiç bozuntuya

Vermedi kurnaz bir politikacı gibi burası namuslu bir pansiyondur sanki namussuz pansiyonlar varmışta sokratın sözleri aklıma geldi hani diyor ya iyilik nedir kötülük nedir ahlak ve adalet nedir sokratın bu sözleri sokaklarda gençlerle tartıştığı için yunan mahkemelerince ölümü mahkum edilmiştir hani şu beş yüzler mahkemesi var ya o kahve deki insanlar için Anadolu da söylenmiş bir söz vardır o sözler geldi aklıma ( guru guru gurban olam yaş yaş gadan alam ) denir Anadolu insanı boş laf etmeyi kötü laf etmeyi ve ön yargılı davranmayı bu sözlerle eleştirmiştir güzel olan sevmek alçak gönüllü olmak yardımlaşmak okumak güzel sözler etmektir ne demişler aynası iştir kişinin lafa bakılmaz saat gecenin on ikisine geliyordu pansiyon katı bir ne düşündüyse bana gel seninle bir yere gidelim masraflar benden on dakika sonra bir kahvenin önündeydik katip burası bir gece kahvesidir sana hakaret eden o kahvedeki kişilerin fahişe olarak bildikleri insanları burada sana göstereceğim şimdi onları anlatıyorum

Kadınlı erkekli yirmi yaş vardı kimisi ağız ağıza vermiş sohbet ediyor erken olmasına rağmen kimisi masalara kafalarını koymuş uyuyorlar kimisi de ekmek peynirden olan akşam yemeklerini atıştırıyorlardı kahveci hepsini çay vermiş garson çaylar bizden patron daha önceleri para alırdı son birkaç yıldır ne oldu bilmiyorum çay parası almıyor katip beni ilk Bolulu hasan amcanın yanına götürdü hasan amca ara sıra gelir bizim pansiyonda da kalır soluk yüzü saçı sakalı beyazlamış zor nefes alıp veren bir adam hasan dayının üzerime yönelttiği o hüzünlü bakışlarını hala üzerimde bir türlü üzerimden atamıyorum uzun yıllar fırın işçiliği yapmış verem olunca çalışamaz hale gelmiş sokaklarda dilencilik yapıyor yanında on yıl ayrılmadığı artist Zehra var Zehra birkaç siyah beyaz filimde figüranlık yapmış bir daha da iş vermemişler batak hanelere düşmüş onu oralardan hasan dayı kurtarmış hasan dayı bu Zehra’ya insanlar daha anasının karnında kötülük yapmaya başlamışlar Zehra’nın yaşadıklarını hiçbir kadın yaşayamamıştır sarhoşların elinden zor kurtardım bu yüzden bütün insanlardan iğreniyorum hayat çok tuhaf varlıklı gülüp eğlenen insanlar bir gün sonra tüm zenginliklerini yitiriyorlar bunlardan biride yanmasa da oturan Ayşe’dir Ayşe teyze hayat öyküsünü bana anlattı ama ben anlatamam bu öyküyü bir ben bileceğim neler gördüm neler diyor Hasan amca İstanbul’a güzel şeyler yaşamak için gelenlerin çoğo çöplük olur böyle milyonlarca insanın mezarı olmuştur İstanbul işte yazının sonuna geldik her şey bir etki tepki içinde birbirine bağlı iç içe geçmiş her şey ve sonsuzluğa kadar böyle devam edecektir.                   

Bu yazı toplam 1153 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.