1. YAZARLAR

  2. Halil Yeni

  3. Reyhanlı’dan Sultanahmet’e
Halil Yeni

Halil Yeni

Yazarın Tüm Yazıları >

Reyhanlı’dan Sultanahmet’e

A+A-

 

 

Birinin yarası iyileşmeden diğerini açıyorlar. Onlarca katliam, yüzlerce ölüm, milyonlarca acı, ama yok. Yetmiyor. Canilerin gözünü doyurmuyor bu kadarı. 

 

11 Mayıs 2013 yılında Reyhanlı’da gerçekleşen bombalı saldırıda 54 kişi hayatını kaybetti. 5 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır’da ki bombalı saldırıda 5 kişi öldü 400’den fazla kişi yaralandı.  20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç’ta gerçekleşen canlı bomba saldırısıyla çoğu genç 33 kişi öldürüldü. Suruç katliamından sonra bundan daha beteri ne olabilir ki diye düşündük. Daha beteri de oldu. 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da gerçekleşen iki canlı bomba saldırısında 100 vatandaşımız öldürüldü.  

 

Ogün ‘’Ankara merkez patlıyor herkes’’ mesajlarıyla gülüp eğlenenlere, ‘’Hayatta kalanlar’’ olarak yanlış yaptıklarını anlatma uğraşı içindeydik. Ama Komşusunun evi yanarken ‘’Oh’’ çekenlere ‘’Bu alev seni de kasıp kavurur’’ dediysek de dinletemedik.  12 Ocak 2016 günü İstanbul’un merkezinde, Sultanahmet Meydanı’nda gerçekleşen intihar saldırısında 11 kişi yaşamını yitirdi, 15 kişi yaralandı.

 

NTV’nin canlı yayınında soruları yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, “Türkiye’de bulunan canlı bombaların isim listesi elimizde, ancak eylem yapılmadıkça tutuklayamıyoruz” diyerek son noktayı koymuştu. Yine Davutoğlu "Suruç'ta kendini patlatan canlı bomba içinde ‘’bulup yargı önüne çıkardık" demişti. Haliyle Sultanahmet Meydanı'nda gerçekleşen canlı bomba saldırısının ardından konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, "Güvenlik içerisinde İstanbul'a gelebilirsiniz” dedi. Nasıl olsa canlı bomba kendini öldürmüş böylelikle adalete teslim edilmişti.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise ogün yaptığı 38 dakikalık konuşmasında hedefine aldığı akademisyenleri 10 dakika boyunca suçlarken, 11 kişinin öldüğü Sultanahmet saldırısını 44 saniyeye sığdırdı. Bir tarafta bir canlı bomba İstanbul’da bomba patlatıyor ve 11 kişi öldürülüyordu. Diğer tarafta binlerce akademisyen Doğu’da sürmekte olan ablukanın kalkmasını ve ölümlerin son bulmasını istiyordu.

 

Zaten ‘’Çocuklar ölmesin demek’’ terör propagandasına giriyor, bunu diyen öğretmenin peşine adam takılıp araştırılıyor, ‘’Çocuklar ölmesin’’ denilen programın sunucusu vatan haini ilan ediliyordu. 

 

Bu ülkeye yayın yasağı ambulanstan önce gelse de dert değil, katliam olduğu zaman devlet erkânı bu vahşeti gayet iyi kınıyor, insanın tüyleri ürperiyor. Birde karanfil bıraktın mı meydana. Al sana mis gibi teröre karşı mücadele.

 

 

En yakın zamanda Şam'a gidip Emevi Camisi'nde namaz kılmak isteyenler komşusunun yangınına odun taşırken, alevlerin kendi evine sıçrayacağını bilmeliydiler. 

Bu yazı toplam 245 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.