koşu

 
 
Ertuğrul KAZANCI
ADLİ SÜREÇ VE İNSAN ONURU..
21 Subat 2012, Salı  10:2 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

                               

                            Dünya adalet tarihi dikkatle incelenirse; şüpheli, sanık ve hükümlü sıfatları taşıyanların karşılaştıkları adli davranışlarla orantılı bir uygarlık ölçütü bulunabilir. Sanık, yargısal aşamalardan sonra kimi kez beraat de edebilir, mahkum da olabilir. Ama özellikle siyasal sahnede nice sanık veya hükümlülerin sonunda tarihte şan kazandıklarına rastlanabilir. Nice baskı sahipleri de bazen ve zamanla sıfat değiştirebilir.

         Hukuksal açıdan sanık konumu, ancak nesnel kanıtlar çerçevesinde sağlıklı bir yargılama sonucuna oturabilir. Kanıtların ise sadece yasallığı yetmez aynı zamanda da hukuksallığı önemlidir. Çünkü, örneğin birtakım totaliter devletlerde rastlanıldığı üzere salt kuşku üzerine kanıt öğeleri kotarılamaz. Keyfi yasalar zemininde ise hukuksal olgulara varılamaz.

       Devlet kimi zaman, parlamenter çoğunluk sultasına dayanarak yasalar çıkarabilir. Ama esas olan, yasaların hukukun üstünlüğü kıstasını içermesidir. İnsan hak ve özgürlüklerini her alanda ve her koşulda çağcıl düzeyde tutarak, toplumda “korku devleti” görünümü uyandırmaz. İlkel baskıcı ve insan onuruyla bağdaşmayan hiçbir işlem veya eylem ise hukuk devletinde yer alamaz. Alırsa, o zaman “ceberut” devlet kavramı ortaya çıkar. Vahim olan budur.

         Adli işleyişte, nesnel hukuk ölçütlerine dayalı olarak hüküm giyene kadar, tüm kuşkular sanık lehine ele alınması gerekir. Tersi, adaletsizliktir. Ayrıca, hüküm giymemiş bir sanığa, göz altına alındığından itibaren mahkum sıfatıyla bakmak yine adaletsizlik ve insani sınırları zorlayan davranıştır. Kaldı ki, hüküm giymiş insanlara yönelik tutumların da giderek insanileştiği bir ceza infaz sistemine dünya kamuoyunca büyük özlem vardır. 

         Özellikle siyasal kaynaklı olan ve ilerisi bilinemeyen göz altılarda, adli işlem ve eylemlerin çok özenli yürütülmesi gerekmektedir.  Soruşturma için çağrı yöntemi uygulanmalı, doyurucu olan veya olmayan ifadelere göre diğer uygulamalara sıra gelmelidir. Kelepçeli şekilde götürüldükten sonra ertesi günlerde salıvermek, kamuoyunda  derin  boyutlu olumsuz etkilenmelere  yol açmaktadır.

         Adli işlem ve eylemler, toplumsal yaşamın ve hukuksal düzenin bir parçasıdır. İhbar, yanıltma, karalama ve saptırma öğeleri kimi zaman ortada kol gezebilir.  Onun için de ; ‘Adalet kuvvetli, kuvvetler de adil olmalıdır’. Çünkü ortada insan onuru vardır.

Bu haber 132 kez okunmuştur.
 
Haber  Video Foto İlanlar
Yazarlar
reklam
Üye Girişi
reklam
Röportaj
Üstüne para verdiğimiz halde talep yok!
Video
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS