koşu

 
 
Levent Altun
‘Ne iş olsa yaparım' işsizliği!
16 Subat 2012, Perşembe  10:25 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

Gazetelerin iş ilanları sayfasına bakıyorsunuz, çok fazla sayıda firma çeşitli meslek ve vasıflarda eleman arıyor.

Aynı ilanın uzun süre çıktığını görünce ve piyasada çok fazla işsizin olduğunu da görünce, ‘bu nasıl bir iş böyle?’ diye soruyoruz kendimize.

Olayın iç yüzü oldukça basit aslında.

Eleman arayanlar ‘nitelikli’ eleman arıyorlar. Ancak iş arayanların önemli bir bölümü de ‘ne iş olsa yaparım’ tarzındaki kişilerden oluşuyor.

Nitelikli eleman eksikliği, gizli işsizliğin temel sebebini gösteriyor sonuç olarak.

Günümüz eğitim sisteminin ve toplumsal yozlaşmanın bir sonucu olarak çeşitli üniversiteleri bitiren diplomalı mezunların işsizler kervanına katılarak boş boş gezmesi ve iş bulamaması işte bundan.

İşsizliğin iki boyutu var, yukarıdaki durum tespitine göre.

Birincisi, çeşitli okullardan mezun olan öğrencilerin ellerinde diploma olmasına rağmen iş bulamaması.

İkincisi de, eleman arayan şirketlerin aradıkları kalifiye elemanı bulamaması.

Çift taraflı bu sorunun kaynağı eğitim sistemimiz olduğu kadar yeni nesil gençlere verilemeyen sorumluluk duygusu, çalışma arzusu ve işi sahiplenme dürtüsü.

Bu sadece okullarda öğretilmez. Evde anne-baba, dışarıda medya, devlet, dernekler ve benzeri kuruluşlar.

Gençlerin ellerinde diploma var ama bu diplomayı taşıyacak bilgi birikimi ve mesleki yeterliliğe sahip değiller.

Bugünkü gençliğin büyük çoğunluğu kendisini geliştirmeyi, geleceğe dönük planlar yapmayı, hayatına belirli hedefler koymayı aklından bile geçirmiyor.

İnanılmaz bir rahatlık, sorumsuzluk, vurdumduymazlık var.

“Çok acil işe ihtiyacım var, ne iş olsa yaparım” diyenlerin en küçük zorlukta işi bırakıp kaçtığını anlatıyor birçok firma yöneticisi.

Geçenlerde bir firmanın yetkilisiyle görüşürken, aradıkları özelliklerde kalifiye elemanı bulmakta zorlandıklarını söyledi.

Gebze’deki fabrikaların bir çoğunun şikayeti bu yönde.

Bu nedenle kalifiye elemanlarının birçoğu İzmit ve İstanbul’dan servislerle taşınıyor Gebze’deki fabrikalara.

Gebze’de ise biz bu fabrikalara zaman zaman şikayette bulunuyoruz, Gebze’de bunca işsiz genç varken niye oralardan geliyor diye…

Gebze’de gündüz vakti çarşıya çıkın, adım atacak yer bulamazsınız. Kahveler, internet kafeler yine tıklım tıklım.

Gebze’de işsizlik çok yüksek boyutlarda. Ama işin enteresan yanı, bu işsizlikten şikayet edilen oranın çok düşük olmasıdır.

 Çeşitli sektörler aradıkları kalifiye elemanları bulabilmek için kendi sektörlerine özel okullar yapmaya başladılar.

Ama bu konuda devlet ne yapıyor? Hiçbir şey. Yeni üniversitelerin açılması önemli değil, önemli olan bu üniversitelerden mezun olanlara iş olanağı sunmak, öğrencilere mezun olduktan sonra çalışabilecek donanıma ve yeterliliğe hazırlamaktır.

Diplomalı mezunlar ancak işsizler ordusunun birer neferi olurlar, başka bir şey değil!

Bu haber 203 kez okunmuştur.
YORUMLAR
Bu Yazıya Toplam 1 Yorum Gelmiştir
Sorun eğitim ve kişilerin kendindedir.
Gönderen: Yavuz KARABAĞ
Sayın Levent bey aynen katılıyorum. Ama eksik bazı durumlar var. Örneğin siz gazetecisiniz daha iyi yapmak için sürekli araştırma geliştirme ve altyapınıza bir şeyler katmaya çalıştığınızdan kuşku yoktur. Ancak, tabiki eğitim sistemi biraz niteliksiz eleman yetiştiriyor. Ama insanlar mezun oluyur alt yapısına ve bileşim çağının gerekleri gibi kendisini yenilemiyor. Sadece okul eğitimi yetmiyor. Bizlere ve yanı işsizlere düşen ise alt yapısını güçlendirmek ve daha nitelikli hale getirmeleri gerekiyor. Yoksa her işi yaparım dönemi kapanmımştır.
16 Subat 2012, Perşembe 10:35
 
Haber  Video Foto İlanlar
Yazarlar
matbaa, irsaliye, fatura, antetki, kaşe, cilt
Üye Girişi
matbaa, irsaliye, fatura, antetki, kaşe, cilt
Röportaj
Üstüne para verdiğimiz halde talep yok!
Video
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS