Gazetelerin iş ilanları sayfasına bakıyorsunuz, çok fazla
sayıda firma çeşitli meslek ve vasıflarda eleman arıyor.
Aynı ilanın uzun süre çıktığını görünce ve piyasada çok
fazla işsizin olduğunu da görünce, ‘bu nasıl bir iş böyle?’ diye soruyoruz
kendimize.
Olayın iç yüzü oldukça basit aslında.
Eleman arayanlar ‘nitelikli’ eleman arıyorlar. Ancak iş
arayanların önemli bir bölümü de ‘ne iş olsa yaparım’ tarzındaki kişilerden
oluşuyor.
Nitelikli eleman eksikliği, gizli işsizliğin temel sebebini
gösteriyor sonuç olarak.
Günümüz eğitim sisteminin ve toplumsal yozlaşmanın bir
sonucu olarak çeşitli üniversiteleri bitiren diplomalı mezunların işsizler
kervanına katılarak boş boş gezmesi ve iş bulamaması işte bundan.
İşsizliğin iki boyutu var, yukarıdaki durum tespitine göre.
Birincisi, çeşitli okullardan mezun olan öğrencilerin
ellerinde diploma olmasına rağmen iş bulamaması.
İkincisi de, eleman arayan şirketlerin aradıkları kalifiye
elemanı bulamaması.
Çift taraflı bu sorunun kaynağı eğitim sistemimiz olduğu
kadar yeni nesil gençlere verilemeyen sorumluluk duygusu, çalışma arzusu ve işi
sahiplenme dürtüsü.
Bu sadece okullarda öğretilmez. Evde anne-baba, dışarıda
medya, devlet, dernekler ve benzeri kuruluşlar.
Gençlerin ellerinde diploma var ama bu diplomayı taşıyacak
bilgi birikimi ve mesleki yeterliliğe sahip değiller.
Bugünkü gençliğin büyük çoğunluğu kendisini geliştirmeyi,
geleceğe dönük planlar yapmayı, hayatına belirli hedefler koymayı aklından bile
geçirmiyor.
İnanılmaz bir rahatlık, sorumsuzluk, vurdumduymazlık var.
“Çok acil işe ihtiyacım var, ne iş olsa yaparım” diyenlerin
en küçük zorlukta işi bırakıp kaçtığını anlatıyor birçok firma yöneticisi.
Geçenlerde bir firmanın yetkilisiyle görüşürken, aradıkları
özelliklerde kalifiye elemanı bulmakta zorlandıklarını söyledi.
Gebze’deki fabrikaların bir çoğunun şikayeti bu yönde.
Bu nedenle kalifiye elemanlarının birçoğu İzmit ve
İstanbul’dan servislerle taşınıyor Gebze’deki fabrikalara.
Gebze’de ise biz bu fabrikalara zaman zaman şikayette
bulunuyoruz, Gebze’de bunca işsiz genç varken niye oralardan geliyor diye…
Gebze’de gündüz vakti çarşıya çıkın, adım atacak yer
bulamazsınız. Kahveler, internet kafeler yine tıklım tıklım.
Gebze’de işsizlik çok yüksek boyutlarda. Ama işin enteresan
yanı, bu işsizlikten şikayet edilen oranın çok düşük olmasıdır.
Çeşitli sektörler
aradıkları kalifiye elemanları bulabilmek için kendi sektörlerine özel okullar
yapmaya başladılar.
Ama bu konuda devlet ne yapıyor? Hiçbir şey. Yeni üniversitelerin
açılması önemli değil, önemli olan bu üniversitelerden mezun olanlara iş
olanağı sunmak, öğrencilere mezun olduktan sonra çalışabilecek donanıma ve
yeterliliğe hazırlamaktır.
Diplomalı mezunlar ancak işsizler ordusunun birer neferi
olurlar, başka bir şey değil!