1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. KİTAP YAŞAMIN KENDİSİDİR
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

KİTAP YAŞAMIN KENDİSİDİR

A+A-

Evde, 700-800 civarında kitap, doküman, tarih üzerine araştırma üzerine belgeler, fotoğraflar vs. bulunan küçük bir kütüphanem var. Kitapların önemli bir bölümünü okudum ancak yine de göz attığım fakat hala okuyamadığım birçok kitap bulunuyor.  Tabi kitap okuduğunuz zaman aslında daha birçok öğreneceğimiz şeyin olduğunun farkına varıyorsunuz.  Okuyarak bilgilenirken öte yandan ise bilgi dağarcığınızın da yeni sorular ve ardından yeni bilgilere gereksinim ortaya çıkıyor. Tabi kitap insanın yaşama bakışını, dünyayı algılayışını değiştiren bir olgu. Bilginiz ölçeğinde, doğrultusunda yaşamı kavrar ve ona göre kişisel düşüncelerinizi, tavrınızı, karakterinizi oluşturursunuz. Ancak sabit bir düşünceye ait kitaplar okunarak yaşamı anlamak, sorgulamakta mümkün değil. Onun içinde değişik düşüncelerin yazarlarını okumak, incelemekte yarar var. Böyle yapılırsa bu insanın sağlıklı bir düşünce yapısı oluşmasında önemli katkı sunacaktır.

KİTAP AKSESUAR DEĞİLDİR

Ne var ki bazen kimilerinin evlerinde bir takım kütüphaneler var,  raflarda kitaplar boy, boy sıralanmış onlarca, yüzlerce. Ancak bir tek bile açılıp okunmamış, el değmemiş.  Tabir yerinde ise kütüphane aksesuar veya görüntü için oluşturulmuş. Paylaşılmayan bilgi, bilgi olmadığı gibi okunmayan kitapta hiç bir şeye yaramaz. Yani bu şekilde kitapları aksesuar olarak kullananlar bence o kitapları kütüphane veya okullara hibe edilsin. Hiç değilse kendi okumuyorsan bari başkaları bu kitaplardan yararlansın. Kitap süs değildir.

BU KİTAPLAR OKUNMAZ MI?

Rus yazarların elbette kitap dünyasında, edebiyatta ayrı bir yer var.  Maksim Gorki’nin, ‘Çocukluğum’, ‘Benim Üniversitelerim’,  Mihail Şolohov’un, ‘Vatan İçin Dövüştüler, ‘Don Kıyısında Hayat’,  John Steinbeck’in, ‘Fareler ve İnsanlar’, ‘Gazap Üzümleri’ ,’Cennetin Doğusu’, Jack London’ın, ‘Beyaz Diş’, ‘Vahşetin Çağrısı’, ‘Beyaz Diş’, Emile Zola’nın, ‘Paris Yaşamı’, ‘Emek’,  Lev Tolstoy’un, ‘Anna Karenina’, ‘Hacı Murat’, ‘Savaş ve Barış’,   Victor Hugo’nun, ‘Sefiller’, ‘Notre Dame’nin Kamburu’, Alexandre  Dumas’ın, ‘Üç Silahşörler’, ‘Monte Kristo Kontu’, Yaşar Kemal’in, ‘İnce Memed’i  ve daha bir çok yazarın kitaplarını okuduk.  Hepsi birbirinden güzel ve apayrı yaşamları bizlere anlattı. Bu ve bunların gibi kitapları okumayan birisinin bu dünyada eksik yaşadığına inanıyorum.

 SÜRÜ PSİKOLOJİSİNE KARŞI KİTAP

Günümüz de teknolojinin insan yaşamında ki etkileri olağanüstü bir seviyede. Neredeyse insanlar artık tuvalete bile giderken teknolojiden yararlanıyor veya teknoloji ürünlerini elinden bırakmıyor. Tabi böyle olunca insan gelişimi birçok özelliğini yitiriyor. Düşünmeyen, tartışmayan, konuşmayan, tepkisiz bir insan türü ortaya çıktı, çıkıyor. Bugün çevremizde teknolojinin insan üzerinde yarattığı tahribatın izlerini görmemiz mümkün. Ancak en büyük yıkım gelecek kuşaklar üzerinde olacak gibi görünüyor.  Teknolojinin ‘sürü psikolojisi’ ile etki altına alacağı insan yığınları kendisin ifade etmede, hakkını aramada, tavır ve davranışlardan bireysel özelliklerini yitirip adeta robotlaşacak. Bundan dolayı diyoruz ki teknolojinin yararlı kısımlarına evet fakat zarar veren yönlerine karşı tedbirli olmalıyız. Özellikle çocuklar ve gençlerin teknoloji bağımlığına, batağlılığına saplanmasının önüne geçilmesi gerekiyor. Burada ailelere görev düşüyor.  Teknolojinin uyuşturan yönlerine karşı kitap okumayı mutlaka çocuklarımıza kanıksatmamız lazım. Bunun içinde elbette bizlerin yani anne ve babalar kitap okuyarak çocuklarına örnek teşkil olmalı.

Özetle, kitap hayattır, hayatın kendisidir. İnsanın kendisini ifade etmesi, düşünmesi, tavır alması, karakterinin doğru oluşmasıdır.

Bu yazı toplam 492 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.