1. YAZARLAR

  2. MUSTAFA CERİT

  3. GELECEĞİN ÇÖZÜMÜ
MUSTAFA CERİT

MUSTAFA CERİT

Yazarın Tüm Yazıları >

GELECEĞİN ÇÖZÜMÜ

A+A-

İnsanlık tarihi gösterir ki, büyük atılımlar hep zora düşüldüğünde gerçekleşmiştir.
Bertolt Brecht’in dediği de budur zaten: “En büyük çıkışlar kör çıkmazlarda bulunur.”
Ya “Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez” atasözüne ne demeli? Boz atlı Hızır’dır o. Dara düşen kulun imdadına yetişendir.
Ergenekon’daki demirci de, kıyılarda kalmış halktan biridir o zamana kadar. Yollar tıkandığında körüğünü çalıştırıp dağları eritir, yolu o açar, milleti düze o çıkarır.
Etkisi giderek ağırlaşan, bütün sınıf ve tabakaların sarsıldığı, hükümetin çözümsüzlükte bocaladığı kriz günlerinde, dağları delen demirci, yeniden sahneye fırlıyor ve çıkışı gösteriyor millete.
11 yıldır mahkemelerde çırpınan Uzel işçilerinin çaresizliğinde doğdu çözüm. Olgunlaştı, batan fabrikalara, sokağa atılan işçilere, krizi aşmaya sihirli anahtar oldu.
Gelin, hem soruna, hem büyük çözüme birlikte bakalım.
YILDIZ SUNTA DENEYİ
Kocaeli’de bir fabrika, Yıldız Sunta...
43 yıl var arkasında. Yarım asır yani...
1976’da Gaziantep’te yola çıkmış şirket. 1998’de İzmit’e taşımış üretimi.
30 dönüm arazi üzerinde kurulmuş. Bir ucundan diğer ucuna gitmek 20 dakikayı buluyor.
Devasa bir fabrika...
On iki ayrı üretim birimi var. MDF, MDF LAM, SUNTA, SUNTA LAM, LAMİNAT PARKE, KAPI PANELİ ve GLOSSLAM üretiyor.
Orman ürünleri endüstrisinde lider... Sektörde yüzde 20’lik bir üretim payına sahip.
Sektörde teknolojinin ve yeniliğin öncüsü...
İSO verilerine göre, 2000 yılından beri her yıl ilk 500 büyük firma arasına girmiş.
570’i fabrika personeli, 100’ü taşeron işçisi olmak üzere 670 işçi çalışıyor.
İşçiler Türk-İş’e bağlı Ağaç-İş Sendikası’nda örgütlü. İşveren Ahmet Yıldız, işçiye zulmetmeyen biri...
Derken, krizin vurgunu buraya da geliyor.
Üretimdeki sarfiyat giderlerinin büyük kısmı ithal... 2018’deki dolar yükselişinde borçları çeviremez olmuş. Bankalar bir yandan sıkıştırmaya başlamış, diğer alacaklılar öbür yandan...
Başvurmadığı yer kalmamış Ahmet Yıldız’ın. İlçenin, büyükşehrin belediye başkanlarından destek istemiş, olmamış. Kocaeli milletvekilleriyle görüşmüş, olmamış.
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay araya girmiş, önceki bakan Fikri Işık’la görüşmüş, olmamış.
Reklamdan sonra devam ediyor 
Bakanlara seslenmiş, Cumhurbaşkanına seslenmiş, olmamış.
Cevap alamamış hiçbir yerden.
Ortak aranmış fabrikaya, bulamamış.
Satmak istemiş, satamamış fabrikayı.
Sonunda kilit vurmuş kapıya ve yürek parçalayan şu açıklamayı yapmış: “Ahmet Yıldız olarak benim artık dayanacak gücüm kalmadı. İşçinin mağdur olmasına da yüreğim el vermiyor. Hükümetten destek alamadık, bu sebeple tüm işçilerimizi işten çıkarmak zorunda kalıyoruz. Eğer toparlarsak söz veriyorum önce çıkardığımız işçilerimizi geri alacağız...”
Türkiye’nin 500 büyük fabrikasından biri, sektörün öncüsü olan o dev işletme, kilit vurmuş mayıs ayı başında fabrikaya.
İşçiler ne mi yapıyor?
Yedi aydır evlerine ekmek götüremiyorlardı, şimdi de işlerini kaybettiler. Kıdem tazminatları var içeride, yedi aylık ücret alacakları var.
DEVLET-İŞÇİ-İŞVEREN ORTAKLIĞI
Şimdi görev hükümette...
Bu dev işletmenin batmasına göz yumulamaz.
Sanayide, sektörde ve üretimde böylesine büyük bir açığın oluşması seyredilemez. Milli sanayidir, milli üretimdir...
Uzel’de olduğu gibi fabrikanın kapanması, makinelerin çürümesi seyredilemez. Milli bir işletmedir bu.
Yüzlerce işçinin aç biilaç sokağa atılması seyredilemez. Türk işçisidir bu.
Çocuk, yaşlı, kadın, binlerce insanın perişanlığı seyredilemez. Milletimiz, halkımızdır.
Çare şudur ki, devlet fabrikayı üstlenecek, yüzde 50’sine ortak olacak. Yıllarca çalışarak fabrikayı bu duruma getiren, içeride de yüklüce miktarda alacağı olan işçiyi de fabrikaya ortak edecek. Yüzde 45 hissesini de işçiye verecek. Borçlarını çeviremeyen, batan işvereni de sokağa atmayacak, ona da yüzde beş hisse verecek. Böylece fabrika yola devam edecek.
Böylece borçlar yapılandırılmış, üretim aksamamış olacak.
İşçi sokağa atılmamış olacak, fabrikasını sahiplenecek, üretime, canla, aşkla sarılacak.
Böylece batan, kapanan, çürümeye terk edilen işletme, üretimi sürdüren, hatta şaha kalkan işletme olacak.
Batmaya yüz tutan fabrikaların ilacı budur.
Fabrikaları batmaktan, çürümekten, işçiyi sokağa atılmaktan kurtarmanın yolu budur.
Aksi halde, kapanan her fabrika krizi daha da derinleştirir, işsizler, açlar ordusunu büyütür. Beraberinde, sosyal çürüme, nereye gideceği belli olmayan sosyal patlamalar.
Vatanseverlik zamanı, milleti, halkı sevme zamanı. Akıl zamanı...

Bu yazı toplam 199 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar