1. YAZARLAR

  2. İsmail Kadı

  3. GEBZE’NİN KURTULUŞ TARİHÇESİ
İsmail Kadı

İsmail Kadı

Yazarın Tüm Yazıları >

GEBZE’NİN KURTULUŞ TARİHÇESİ

A+A-

 

                Gebze Marmara Bölgesi’nin doğusunda, İzmit Körfezi’nin kuzey kesiminde yer alan, zengin bir geçmişe sahiptir.

                Kurtuluş Savaşı başladığı yıllarda Gebze, Kocaeli sancağına bağlı bir ilçedir.

                Küçük bir konaklama ve dinlenme merkezi durumundadır.

                Belediyenin kuruluşu 1955 olarak bilinmektedir.

                Başlıca geçim kaynağı, tarım ürünleri, sebze, meyve ve küçük baş hayvancılık oluşturmaktadır.

                Kasabanın çevresinde enginar bahçeleri, bağlar ve zeytinlikler yer alır.

                Sanayi olarak 1910 yılında kurulan Darıca Çimento Fabrikası ile 1911 yılında kurulan, ancak daha sonra kapatılan Eskihisar Çimento Fabrikası vardır.

                Birinci dünya savaşının bitiminde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’na göre İtilaf Devletlerine terk edilecek olan boğazlar bölgesinin içinde yer alan Gebze, 1918 yılında İngilizler tarafından işgal edilmiştir.

                Bu durum Sevr Antlaşması’nda değişmemiştir.

                İşgale karşı mücadelede Anadolu’nun her tarafında olduğu gibi Gebze de bu baş kaldırı yer almış.

                Yahya Kaptan tarafından Gebze ve yöresinde Kuvay-i Milliye hareketi kurulmuş.

                Bölge 27 Ekim 1920’de İngilizlerce Yunan birliklerine devredilir.

                Ancak Kocaeli bölgesi Yunan ve Rum çetecilerden temizlendikten sonra bu kez İngilizler boğazlar bölgesinin güvenliğini bahane ederek gebze ve çevresini tekrar işgal etmişlerdir.

                Bu işgal 12 Ekim 1922’de Gebze’nin kurtarılmasına dek sür müştür.

                Bugünkü 12 Ekim Gebze’nin kurtuluşunun yıldönümü kutlamasını anlamak için geçmişte yaşananları öğrenmek gerekir.

                Bayramları unutturmaya çalışanlar tarih bilincini ortadan kaldırır.

                Bazı çevreler kurtuluş günlerini, tarihi günleri modası geçmiş olarak görse bile yaşanan acı gerçekler önümüzde duruyor.

                Tarih bilmek ırkçılık değildir.

 

                Tarih bilgisinden, coğrafya bilgisinden yoksun olanlar kaybetmeye mahkumdur.

Bu yazı toplam 1112 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.