1. YAZARLAR

  2. MUSTAFA CERİT

  3. EĞİTİMDE ÖZELLEŞTİRME
MUSTAFA CERİT

MUSTAFA CERİT

Yazarın Tüm Yazıları >

EĞİTİMDE ÖZELLEŞTİRME

A+A-

ÖZELLEŞTİRMENİN TARİHÇESİ

Cumhuriyet, okuma yazma oranın çok düşük olduğu milletin, hızla eğitilmesi için, tamamen milli bir sistem olan köy enstitülerini açmıştı. Bu okullar sayesinde kısa sürede okuma yazma oranı çok arttı. Bu sistem nitelik olarak da çok verimli olmuştu. Yüzlerce edebiyatçı, müzisyen, tiyatrocu bu okullardan yetişti. Bu gelişme emperyalistlerin ve işbirlikçileri toprak ağalarının hoşuna gitmedi. Komünist yetişiyor gerekçesiyle kapatıldı. 1970 lere kadar eğitim ücretsizdi. O tarihlerde, bazı kesimler, eğitimde özelleştirmeyi savunurken, geniş bir kesim karşı çıkıyordu. Tartışma konusu yalnızca üniversitelerdi.  12 Mart ve 12 Eylül faşist Amerikancı darbelerin yarattığı ortamda, eğitimde özelleştirme uygun bir iklim buldu. Önce üniversitelerde, giderek, liseler, ilkokullar derken, anaokullarına kadar indi.  

DERSHANELERİN YOĞUNLAŞMASI     
Eğitimin özelleştirilmeye başlaması ile birlikte, daha önce, yabancı dil ve daktilo öğrenimi için açılan dershaneler, çığ gibi artarak, okullardaki eğitimin yerine geçmeye başladı.  Sınavların çoğalması da, bu artışın nedeni oldu. Dershaneler, eğitim-öğretim değil, sadece sınavda kazanmanın yollarını öğretiyordu. Arkadaşına nasıl çalım atılacağı anlatılıyordu. Turgut Özal’ın “ Kazanmak için arkadaşına çalım atacaksın” ve “benim memurum işini bilir” sözleri, kulaklarda küpeydi. Dershanelerin önemli bir kısmı Fetö’nün elinde, hem para, hem eleman kaynağıydı. 2015 yılında, iktidarla Fetö’nün arasının açılması ve ABD destekli darbe girişimi, dershanelerin kapatılması ile sonuçlandı. 
APARTMAN OKULLAR
Fetö ile ilgisi olmayan dershaneler de, okul adı ile eğitime devam etti. Bu durumda da apartman okullar ortaya çıktı. Çocukların, ders arasında hava alacağı bir bahçe, spor yapacağı bir salon yoktu. Veliler, hem ceplerinden para veriyorlar, hem de çocukları eğitime uygun olmayan ortamlarda eğitim, öğretim görmek zorunda kalıyor. Dershaneden dönme okullar bu durumda. Ama daha önceden okul olarak açılamış olan özel okullar, standart okul binalarına sahip ve nitelikli öğretmenleri var.
EĞİTİM ÖZEL OLUR MU?
Eğitim, devletin asli görevidir, zorunludur ve ücretsizdir.  Doğrusu da budur. Parası olanlar, seçme okullarda ve nitelikli öğretmenlerden ders alacak, sınavlarda devlet okullarından mezun olanlar, onlarla “eşit” olarak yarışacaklar.  Böyle bir sistem kabul edilemez. Cumhuriyet anlayışına da aykırıdır. 
Burada denilecek ki, devlet okullarında nitelikli eğitim yapılmıyor. Evet devlet okullarında eğitim seviyesi düştü. 
Neden? 
Öğretmenlerden başlayalım. Eskiden öğretmen okulları vardı. Şimdi yok. Eskiden eğitim enstitüleri vardı. Şimdi yok. Bu okullarda pedegoji dersi alan, sorumlu öğretmenler yetişiyordu. Şimdi her fakülteden, pedegoji dersi almamış öğretmenler var. Öğretmen herkes tarafından saygı gösterilen, örnek davranış sahibi kişi olarak bilinirdi. Topluma önderlik ederdi. Şimdi birçoğu üzülerek yazsak da, kendi hakkını bile arayamayan, bilimsellikten uzak insanlardan oluşuyor.
MÜFREDAT SORUNU 
Son yıllarda ders müfredatlarında da önemli sorunlar yaşanıyor. Eğitim, yap- boz tahtasına döndürüldü. Felsefe yok, resim yok, müzik yok, müzik aleti yok. Spor yok, spor salonu yok. Bunlar olmayınca bilgisayar oyunu çok, uyuşturucu kullanımı çok.
O Zaman, halk olarak, okul müfredatlarının, aydınlanmacı, sosyal faaliyetlere açık, bilimsel ve parasız olması için mücadele etmeliyiz. Bunlar sağlandıktan sonra, sıra özel okulların kamulaştırılması olmalıdır.
Mustafa Cerit
e-posta: mustafacerit3341@gmail.com
 

Bu yazı toplam 3041 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar