1. YAZARLAR

  2. Cengiz Akgün

  3. ATATÜRK’E KÜFÜR ETMEK
Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

Yazarın Tüm Yazıları >

ATATÜRK’E KÜFÜR ETMEK

A+A-

 

 

Mustafa KemalAnadolu'da emperyalizme karşı ulusal kurtuluş savaşını yürütürken, Hürriyet ve İtilaf Partisi ile saray (padişah) İngilizlerin isteklerine göre davranıyordu.

Nitekim İngiliz Lloyd George'un müthiş ısrarı üzerine Osmanlı Şeyhülislamı Dürrizade Abdullah (1867-1923) işgale karşı savaşan Mustafa Kemal için 'katli vaciptir' fetvasını veriyordu. 

Mustafa Kemal Paşa hakkındaki idam fermanına rağmen ulusal direnişi başlattı ve zafere taşıdı.

Büyük bir komutan, lider ve yurtseverden söz ediyoruz.

Bunları niye yazdım?

Mustafa Kemal,  rahat bir ortamda,  fildişi kulelerde oturup seçimle falan değil idam fermanlarından, savaş cephelerinden gelen tarihin en önemli isimlerinden birisidir.

Bazı cahil bile olmayacak kadar bilgi fukarası kişiler bir süreden beri Mustafa Kemal Atatürk’ü küçümsüyor, hakaret ediyor hatta bazıları, “Atatürk askerlik yapmadı” gibi abuk, sabuk şeyler ortaya atıyor.

İğrenç bir şekilde  Atatürk’e, annesine iftiralar atanlar zaten insanlıktan nasibini almamış.

Şimdi kiminle neyi tartışacaksınız.

Hayatında tek bir kitap okumamış, müzik dinlememiş, sergiye gitmemiş, seyahate bile çıkmamış bildiğini sandığı şeyleri hep kulaktan duymuş birilerine neyi nasıl, ne şekilde anlatacaksınız.

Atatürk’ü sevip, sevmemek, fikirlerine katılıp, katılmamak ayrı şeylerdir.

Buna saygı gösteririm ancak küfür edilmesine, cahilliğin zirvesinde olmadık aptalca şeylerle Atatürk’e saldırılmasına itiraz ederim. 

Yok, öyle şey.  

Sevmek zorunda değilsin ama saygı göstermek zorundasın,  tabi eğer insana saygın varsa.

 

DOĞRULUK VE ERDEM

 

Bu iki olgu insanın insan olmasında en önemli vazgeçilemez gerçeğidir.

Elbette her insanda yoktur.

Olmadığı içinde zaten bu kadar önemlidir.

Yaşadığımız şu zaman diliminde insan ilişkilerinde 'çıkar ve karşılıklı ilişkiye' dayalı davranışları görünce 'Doğruluk ve erdem' in ne kadar çok yaşamsal önem taşıdığının farkına varıyoruz. Öyle ki güzel bir dünya özleminin bu çıkar ilişkileri içinde gerçekleşmesinin zor olduğunu biliyoruz, bundan dolayı 'iyi insanları' arıyoruz. Bundan dolayıdır ki kimi zaman yaşamın neden bu denli acımasız olduğunu düşleriz.

Bir gün ölüp gidiyorsunuz. Öldükten sonra ise sizin nasıl bir insan olduğunuz toplum ve geride kalan insanlar tarafından değerlendiriliyor.

'Doğruluk ve erdem' insanım diyen için çok önemlidir.

Biz, yokluk ve acılarda, yaşamın bütün çeşitliliğini paylaşırken insanlara ve yaşama bakışı açımızı hep 'Doğruluk ve erdem'  üzerine kurduk.

Ne demiş  Rumi:

“Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol..”

 

 

DEĞİŞİM!

 

Sözcük olarak güzel.

Ama değişim özüne ve amacına uygun değil de, çıkar ve kimi beklentiler adına yapıldığı zaman amacı falan ortadan kalkıyor.

 Değişim başka bir şekle bürünüyor.

Şimdi kimileri sürekli değişimden söz ediyor, değişimin mucizesinden dem vuruyor.

Değişim adı altında 180 derece dönüş ile başka bir siyasal, sosyal çizgiye sıçrıyor.

Buna da değişim diyorlar! 

Oysa değişim kişinin savunduğu düşünceyi zamana, döneme ve gelişen sürece göre yeniden şekillendirmesidir.

Bir başka deyişle, kişinin büyük bir inançla savunduğu düşüncesini elden geçirerek daha da sağlamlaştırmasıdır. 

Şimdi bakıyoruz kimileri 20 yıl önceki savundukları tezlerin aksini söylüyor, bir başka telden çalıyorlar.

Geçmişte savunduklarını reddediyorlar.

Kimileri bunu büyük bir gururla yapıyor!

Değişim kendini, kimliğini, kişiliğini reddetmemektir.

Düşünceye sonuna kadar sahip çıkmaktır.

 

Bu yazı toplam 130 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.