5 Eylül 2010 Pazar 15:18 Giriş Sayfam Yap    |     Sık Kullanılanlara Ekle    |    Arşiv    |    Haber Yolla    |    Seri İlanlar    |    Reklam    |    Künye    |    Radyo TV    |    Bize Ulaşın
 
 
 
 
Belediye hizmetlerinden memnun musunuz?





 
 
Acil Telefonlar
Hastaneler
Gebze Protokolü
Yerel - Ulusal Gazeteler
 
 
 
 
 
    Gösterim   :   2778893
 
    Bugün   :   1411
 
 
Bu ne oğlum?
8 Şubat 2010 Pazartesi 11:07
Mesude AKYOL bilinmiyor
Bana gelen maildeki yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Sanırım üzerine yorum yapmaya gerek yok…
 
Seksenine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen kırk beş yaşında ve saygın bir işi olan oğlu salonda oturuyorlardı. Hal hatırdan, çoluk çocuktan, havadan sudan sohbet ettikten
sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti. O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Yaşlı baba kargaya gülümseyerek biraz baktıktan sonra oğluna sordu ;
- Bu ne oğlum?
Oğlu şaşkın, cevapladı ;
- O bir karga baba.
Yaşlı baba kargaya biraz daha baktıktan sonra yine sordu ;
- Bu ne oğlum?
Oğlu daha da şaşkın, yine cevapladı:
- Baba, o bir karga.
Karga hâlâ pervazda, komik hareketlerle başını sağa sola çeviriyor, başını yan yatırıyor, havaya bakıyor, sonra başını yine onlara çeviriyordu. Yaşlı baba üçüncü defa sordu ;
- Bu ne?
Oğlunun şaşkınlığı sabırsızlığa dönmüştü ;
- O bir karga baba, üç oldu soruyorsun.
Beni işitmiyor musun ?!
Yaşlı baba dördüncü defa da sorunca oğlunun sabrı taştı ve sesini yükseltti ;
- Baba bunu neden yapıyorsun?
Tam dört defadır onun ne olduğunu soruyorsun, sana cevap veriyorum ve sen daha da sormaya devam ediyorsun. Sabrımı mı deniyorsun!
Babası -yüzünde hâlâ bir gülümseme- yerinden kalktı, içeri odaya gitti ve elinde bir defterle döndü. Bu bir hatıra defteriydi. Oturdu, sayfalarını karıştırdı ve aradığını buldu.
Sevgiyle gülümseye devam ederek sayfası açık bir vaziyette defteri oğluna uzattı
ve o sayfayı okumasını söyledi ;
"Bugün 3 yaşındaki minik yavrumla salondaki sedirde otururken
yanı başımızdaki pencerenin pervazına bir karga kondu.
Oğlum tam 23 defa onun ne olduğunu sordu.
23 soruşunda da ona sevgiyle sarılarak,
onun bir karga olduğunu söyledim.
Rahatsız olmak mı?
Hayır!
Onun sorusunu masumca tekrar edişi içimi sevgiyle doldurdu..."
Bir zamanlar biz onların çocuklarıydık
Ama şimdi onlar bizim çocuklarımız oldu...
Aynı sevgiyi, sabrı ve hoşgörüyü bizim de onlara
göstermemiz gerekmiyor mu?
Aslında öyle çok hak ediyorlar ki...
Yazar  : Mesude AKYOL
       
 
                                                  Toplam ( 0  ) adet yorum bulunmaktadır.
Diğer yorumları göster
                                                                                          
 
     
              Diğer Yazılar
 
Bu ne oğlum?  
Nerede bu 297 bin kişi...  
Hepimizin gazetesi ise…  
Cideli olmak…  
Dün geçmişte, yarın belirsiz peki bugün nerde!  
 
 
            Manşetler
 
Köşker, Karabulut’u sinirlendirdi  
Haydaroğlu, ihale alan firmaları sordu  
Denize girilecek yerler belirlendi  
Mühendisler Nazım’ı andı  
Pomak Türklerini anlatan kitap tanıtıldı  
Vali Sözer ilimizden ayrıldı  
48 ton kaçak akaryakıt ele geçirildi  
Deprem Tiyatrosu 17 bin öğrenciye ulaştı  
Çayırova’da altyapı çalışmaları  
Araziler için  uzlaşı kararı  
 
   
İsmail KADI
 
HERŞEY GÖSTERMELİK!...
   
İsa TURHAN
 
Bugün mütevazi ol(a)mayacağım
   
Levent ALTUN
 
İnsan işçiler, robot işçiler
   
Barbaros TANTAN
 
Grev, sürgün, işgal ve cezaevi (3)
   
Cengiz Akgün
 
Bu nasıl Kent Konseyi?
   
Meral ERDOĞAN
 
MOLLAOĞLU YİNE SÖZÜNDE DURMADI...
   
Mesude AKYOL
 
Bu ne oğlum?
   
Barış Ateş
 
Kefensiz Kar Çiçekleri
   
Tuncer ALTUNBULAK
 
EĞİTİM VE DEMOKRASİ
   
ZAFER PESEN
 
Kara leke
   
Uğur GENCER
 
BU İKİNCİ LASTİKÇİ SOYGUNU
   
Sedat AYDIN
 
BEN OLSAYDIM…
   
Ertuğrul KAZANCI
 
BAĞNAZLIK,KADERCİLİK VE BİLİM..
  Son Dakika Haberler   -   Arşiv   -   Gizlilik   -   Reklam   -   Künye   -    Bize Ulaşın